Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/17355 E. , 2024/6378 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Tehdit ve kasten yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 106/-1. cümle, 86/2 (2 kez), 35/2 (2 kez), 29/1 (3 kez), 62/1 (3 kez) ve 52/2 (2 kez) maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/17355 E. , 2024/6378 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Tehdit ve kasten yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 106/-1. cümle, 86/2 (2 kez), 35/2 (2 kez), 29/1 (3 kez), 62/1 (3 kez) ve 52/2 (2 kez) maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis ve iki defa 320,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2012/1115 Esas, 2014/533 Karar sayılı kararının 27.06.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.01.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 106/-1. cümle, 86/2 (2 kez), 35/2 (2 kez), 29/1 (3 kez), 62/1 (3 kez), 50/1 ve 52/2 (2 kez) maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası ve iki defa 320,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/874 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına yer olmadığına ve kesinleştirme işlemlerinin usulüne uygun olarak yeniden yapılmasına dair İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/550 Esas, 2021/72 Karar sayılı kararını müteakip, sanık müdafiinin zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2020/550 Esas, 2021/72 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/399 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 13.05.2023 gün ve 94660652-105-34-22293-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.06.2023 gün ve 2023/59082 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE: İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 06.05.2014 tarihli kararın, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 19.06.2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre, normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda, sanığın 19.12.2013 tarihli duruşmada bildirdiği ''Alkent 2.000 Mah. Palmiye Sok. Villa Altı Palmiye Altı Büyükçekmece/İstanbul'' olarak bilinen en son adresine, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre tebligat yapılmadan, 19.06.2014 tarihinde doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/874 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.09.2020 tarihli ve 2019/2080 Esas, 2020/1990 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçunun kesin nitelikte olduğundan istinaf başvurusunun reddine, tehdit suçu yönünden sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığından bahisle bozma kararı verilmesini müteakip, tehdit suçundan sanık hakkında verilen açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına yer olmadığına ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli ve 2020/550 Esas, 2021/72 Karar sayılı kararının verildiği, ayrıca İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli hükmün açıklanması kararının sanığa usulüne uygun olarak 22.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın 02.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 1-İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 Tarihli ve 2018/874 Esas, 2019/85 Karar Sayılı Kararı ile Kasten Yaralama Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; Dosya kapsamına göre, İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa usulüne uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, bu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve sanık hakkında belirlenen denetim süresinin başlamadığı, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 Esas, 2019/1821 Karar sayılı ilâmında yer alan "...suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı..." şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2-İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 Tarihli ve 2022/399 Değişik İş Sayılı Kararı Yönünden Yapılan İncelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın 27.05.2012 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama ve tehdit suçlarından hakkında 22.06.2012 tarihli iddianame ile İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve bu tarihte zamanaşımının kesildiği, adı geçen sanık hakkında İstanbul 30. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığa usulüne uygun şekilde 22.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve 02.03.2022 tarihinde kesinleştirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 86/2 ve 106/1. maddelerinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl olağan dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen sebep olan sanığın savunmasının tespit edildiği 19.12.2013 tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirme tarihi de dikkate alınarak İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.04.2022 tarihli ek kararına kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararların bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile kasten yaralama suçu yönünden İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/874 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararının; tehdit suçu yönünden İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/399 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.