İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18526 Karar: 2025/3997 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18526 K.2025/3997

6. Ceza Dairesi 2023/18526 E. , 2025/3997 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2670 E. 2022/3717 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii, Bölge

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18526 E. , 2025/3997 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2670 E. 2022/3717 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii, Bölge

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18526 E. , 2025/3997 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2670 E. 2022/3717 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Nitelikli yağma SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/443 Esas, 2022/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 11.12.2016, 25.02.2017 ve 03.03.2020 tarihli nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 62, 58 ve 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/2670 Esas, 2022/3717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanık ile mağdur arasında farklı zamanlarda telefon ve hayvan alım satımından kaynaklanan hukuki bir ilişki bulunduğu, müştekinin iddialarının tamamının gerçek dışı olduğu, müşteki tarafından her iki senedi tehdit ile imzaladığı ileri sürülmesine rağmen krıminal uzmanlık raporunda 4.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın mağdura ait olmadığının tespit edildiği, olayın tanığı tarafından bıçak çekme olayını görmediğinin beyan edildiği, bu durumda nitelikli halin söz konusu olamayacağı, olayın tek tanığı olan Recep tarafından çelişkinin giderilmesi amacıyla sorulduğunda müştekinin yönlendirmesiyle silah çektiği yönünde beyanda bulunduğunu beyan ettiği, müştekinin farklı tarihlerde silah zoruyla yağmalandığına dair beyanlarının soyut, gerçekten uzak ve kurgu olduğu, müştekinin iddia ettiği eylemler arasında kısa bir süre olmamasına rağmen müştekinin şikayetçi olmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, üç ayrı suç nedeniyle tek tek ifadesinin alınmadığı, 3 ayrı senedin mağdur tarafından borcun ödenmesi üzerine mağdura verildiği, olaya mağdurun babasının da tanık olduğu, eksik araştırma sonucunda karar verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Mağdur tarafından her iki senedin de bıçak tehdidiyle imzaladığı ileri sürülmesine rağmen 4.000,00 TL bedelli senet üzerindeki yazıların sanığa ait çıkması, imzaların ise sanık veya müşteki elinden çıkmadığının yapılan inceleme sonucunda tespit edilmesi, sanığın olaylardan hemen sonra şikayetçi olmayıp 3-4 yıl aradan sonra senet yağmalarıyla ilgili şikayetçi olması, suça konu senetler hakkında icra takibi yapılmaması, tehdidin güçlü bir şekilde ortaya konulması gerektiği, müştekinin kişiliğinden kaynaklı korku ve endişelerin basit tehdit eylemi neticesi yağma suçunun oluşmayacağı, müştekinin sanığın kendisine ve ailesine zarar vermesini önlemek için bu ödemeleri yaptığını beyan etmesi karşısında sanığın iki ayrı senet yağmasından değil bir senet yağmasından cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık hakkında 03.03.2020 tarihli nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık hakkında 11.12.2016 ve 25.02.2017 tarihli nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi sonucunda; mağdur tarafından rızaen teslim edilen ve Adli Emanet'in 2020/913 sırasına kayıtlı, 4.000,00 TL tutarındaki senet üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26.06.2020 tarihli Kriminal Uzmanlık Raporu'nda "Senet üzerindeki yazıların sanık elinden çıktığı, senetteki imzaların ise mağdurun hakiki imzaları model alınmak suretiyle sahte atıldıkları, imzaların sanık tarafından atıldığı konusunda kanaat belirtmenin mümkün olmadığı" tespit edildiği, senedin icra takibine konu edildiğine dair bir kayıt ve iddianın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararı ile sanığın 11.10.2016 tarihli eyleminin Resmi Belgede Sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen kararın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiği, 25.02.2017 ödeme tarihli 3.250,00 TL bedelli şikâyetçi tarafından ibraz edilen ve yapılan kriminal incelemesi sonucunda senet üzerindeki yazıların ve imzaların şikâyetçi tarafından atıldığının tespit edildiği anlaşılmakla, şikâyetçinin iddiasına konu her iki senedin icra takibine konu edildiğine dair bir kayıt ya da iddianın da bulunmaması, senetlerin düzenleme tarihlerinin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra şikâyetçinin şikayetçi olması da düşünüldüğünde, senetlerin sanık tarafından tehdit yoluyla imzalatılarak alındığı ve bedelinin tahsil edildiği hususunda şikâyetçi beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inanılır bir delil bulunmadığından oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiği gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık Hakkında 03.03.2020 Tarihli Yağma Eyleminden Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık Hakkında 11.10.2016 ve 25.02.2017 Tarihli Yağma Eylemleri Nedeniyle Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla