Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/18676 E. , 2025/4521 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2181 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten basit yaralama, hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten basit y
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/18676 E. , 2025/4521 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2181 E., 2023/284 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten basit yaralama, hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten basit yaralama SUÇLARIN TARİHİ : 18.09.2020 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk derece mahkemesinin, "katılan ... ve sanık ... arasında ticari ilişki ve bu ticari ilişkiden kaynaklanan alacak meselesi bulunduğuna" ilişkin gerekçesinde isabetsizlik görülmeyerek yapılan incelemede, A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten basit yaralama ve sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama, suçlarından kurulan hükümlerin niteliği gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca, 10 yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezasını gerektiren suçlardan ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs, suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten basit yaralama suçundan kurulan hükümlerde, Ön inceleme bölümünde giriş bölümünde (A) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.02.2023 tarihli ve 2022/2181 Esas, 2023/284 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs, suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 3.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde ise, Dosya kapsamına göre, katılan ...'in aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. 18.09.2020 günü saat 22.00 sıralarında arkadaşım ... ile restoranda yemek yiyip alkol aldığım sırada yan masada oturan ... isimli şahıs ve daha önce göremediğim şahıslarla muhabbet ettikten sonra diğer şahıslar gitti ve ... isimli şahıs ..., ..., ... Gerçek isimli şahısları çağırdılar. ... isimli şahıs yemek yediğimiz masaya bilgisayarını koydu ve bu bilgisayara bakarak kendisine 176.000 (Yüz yetmiş altı bin) Euro borcumun olduğunu ve ödemem gerektiğini söyledi. Ben bu şahıslara şu an da alkollüyüm sabah olsun gelin bir de ben hesap çıkartayım burada böyle hesap yapılmaz dedim. Daha sonra ... isimli şahıs birden benim yüzüme bir yumruk attı bunun üzerine ..., ..., ... ve ... benim üzerime çullanarak vücudunum çeşitli yerlerine rastgele tekme ve yumruklar atmaya başladılar. Ben kendi çabalarımla restoranın dışına çıktım. Daha sonra bu şahıslar beni restoranın yakınındaki tekel bayiinin arkasında bulunan kulübe gibi tek odalı yaklaşık 10 metre karelik bir odaya getirdiler. Bu odada yaklaşık bir buçuk saat tutarak ..., ... ve ... isimli şahıs benim önüme çek ve senet koyarak hep bir ağızdan "bu borç senin borcun, bu borcu ödeyeceksin, yoksa buradan çıkamazsın” diyorlardı. ... isimli şahıs bana “Antalya benden sorulur, bir daha Antalya'ya girip çıkmayacaksın,senin altından karını alacağım' diyordu. ..., benim kafama, karnıma yumruklar atarak bunları yaparken "seni öldürürüm, sen naşıl insaların hakkını yersin diyerek tehdit ediyordu. Bu sırada bu şahıslar benim yüzüme, kafama yumruklarıyla vurmaya devam ediyorlardı. ... isimli şalıs benim sağ gözüme sert bir cisimle vurdu ve ben birkaç dakika baygınlık geçirdim. Kendime geldiğimde yerde yatıyordum. Ben hiçbir şekilde hiçbir senede veya çek yaprağına imza atmadım. ... isimli şahsın Baş sırtında platin olduğu için olayları görünce restorandan uzaklaştı.. .. sahip olduğum şirket vasıtasıyla yurt dışına sebze meyve ticareti yapardım, ... ile de sahip olduğum şirket vasıtasıyla ticaret yapmışlığımız vardı .. benim bir miktar kendisine borcum vardı, ancak kendisi Romanya'ya geldi ve bu borcu kapattım, Türkiye'ye gelip kendi şirketimi kurdum, ...'a da şirketimi temsil etmesi için vekaletname verdim, hatta bu olay gerçekleşene kadar ... şirketimin vekili idi.. borcum olduğu şekilde iddiayı kabul etmiyorum ... ve evrakta resmi olmayan ... K. Antalya ilindeki ismini bilmediğim sebze meyve tüccarlarına 5-6 milyon TL'ye yakın bir borç yapmıştı, ve herkese 170 bin Euro'nun bende olduğunu ve kaçtığımı söylemiş .." şeklinde beyanda bulunduğu; atılan hakkında düzenlenen adil raporda katılanın anlatımlarıyla uyumlu şekilde tespitler yapılarak basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığının belirtildiği; tanık ... G.'nin olay sonrası sıcağı sıcağına alınan kolluk ifadesinde katılanı destekler şekilde beyanda bulunduğu; olay yeri güvenlik kamerası kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, kaldırımda yürüyen gurup içerisindeki katılanın gözünü tutarak yürüdüğü ve grup içerisindeki bir kişi tarafından çekiştirilip iteklendiği tespitlerinin yapıldığı; sanıkların aşamalarda alınan ifadelerinde restoranta gittiklerini, katılanın borcu nedeniyle alacak meselesini konuştuklarını, konuşma esnasında yüksek sesle tartışma yaşandığını, rahatsızlık vermemek için sonraki süreçte tekel bayisinin arkasındaki alanda bulunan kulübeye gittiklerini, yaşanan arbede sırasında alkollü olan katılanın ayağa kalkınca gözünün üstüne yere düştüğünü savunarak suçlamaları kabul etmedikleri dikkate alındığında; katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarının tanık ...'in anlatımları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor ve güvenlik kamerası kayıtlarıyla doğrulandığı buna karşılık sanıkların hayatın doğal akışına aykırı savunmalarının tevil yollu ikrar içerdiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.