İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/18852 Karar: 2025/8628 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/18852 K.2025/8628

6. Ceza Dairesi 2023/18852 E. , 2025/8628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2255 E., 2022/2538 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanıklar ... ile ...

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/18852 E. , 2025/8628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2255 E., 2022/2538 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanıklar ... ile ...

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/18852 E. , 2025/8628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2255 E., 2022/2538 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanıklar ... ile ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile diğer katılan ...'e yönelik tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükümleri temyiz edilemez olduğundan, temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar ... ile ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan verilen beraat hükümleri ile sanıklar ... ile ... hakkında katılan ...'ya yönelik nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat hükmünün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2020/200 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme, birden fazla kişi ile tehdit suçlarından; sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2/3-c, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1/3-e, 87/1-c, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2021/2255 Esas, 2022/2538 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. ve 279/1-b. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğine ilişkin maddi bulguya ulaşılamadığına, sanığın savunmasının aksini ispatlayan hiçbir beyan veya belge delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklardan .... ve ....'in katılana karşı işlenen tüm suçlara iştirak ettiğine, mahkemece sanıklar ... ve.... hakkında gereken araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, suça iştirak etmedikleri düşünülse dahi sanıkların en azından yardım eden sıfatı ile cezalandırılmaları gerektiğine, katılanın, diğer katılan ...'in, sanıkların ve tanıkların beyanları, kamera görüntüleri, katılana ait hastane raporları nazara alındığında sanıklar hakkında yağma suçundan verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, olay yerinde keşif bile yapılmadan eksik araştırma sonucunda karar verildiğine, hükmün kaldırılarak sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasınında istenmesi gerekir. Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir. Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E, 2013/35 K; 12.02.2013 tarihli ve 2012/6–1143 E., 2013/47 K.; 05.07.2013 gün ve 1548-346 E.-K. sayılı; 25.02.2014 gün ve 678-98 E.-K. sayılı; 20.05.2014 gün ve 617-271 E.-K. sayılı; 18.11.2014 gün ve 810-501 E.-K. sayılı; 29.03.2016 tarihli ve 2015/13-280 E., 2016/147 K.; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 E., 2016/33 K. sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma kastının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak maksadının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır. Yargıtayın yerleşik içtihatlarıda bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 E., 1982/8767 K. sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir. Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) 1999/7 E.,1999/20 K. sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir. CGK 26.11.2002 tarihli ve 2002/271 E., 2002/404 K. sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması “ve “faydalanma kastının varlığını" yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir. CGK 2015/709 E., 2016/33;... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..." Mesela; Dairemizin 2015/1001 E., 2015/40834 K. sayılı kararında, sanık ....'nin işvereni olduğu katılan .... ve onun kardeşi katılan K.'ye, daha önceki bir tarihte 250,00 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan ....'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı, olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık ....'nin, önce katılan K. ile buluştuğu, K.'nin de ağabeyi olan ....'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, K.'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan ....'yi uyardığını gören sanık ....'nin, katılan K.'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan ....'yi kardeşi K.'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği, K.'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan ....'ye ulaştığı, daha sonra şikayet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan ....'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan ....'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda CGK 2015/6-709 E, 2016/33 K sayılı kararında ise ".... Sanık ... hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... ....Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nunda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır... Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir. Yargıtay Uygulamalarında faydalanma kastını doktrinin kabul ettiği ölçüde geniş olarak kabul etmemekte hatta mümkün olduğu ölçüde dar yorumlamaktadır. Mesela CGK 2015/6-709 E. 2016/33 K., cgk ve yine CGK 2015/13-280 E., 2016/147 K., 6. CD 2016/7200 E., 2017/645 K. sayılı dosyalarında faydalanma kastının oldukça dar yorumlamışlardır. Yine CGK 2015/6-709 E., 2016/33 K. sayılı kararında ''... Sanık .... hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince'' ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ''...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nunda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.. Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması, kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir.... Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar verdiği görülmüştür. Dairemiz uygulamalarında da Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararlarına uygun olarak bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saikleri "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E., 2013/35 K. Yargıtay 6.C.D. 2005/10644 E. 2005/9164 K. Yargıtay 6.C.D. 2015/8292 E. 2017/4019 K. sayılı ilamları) Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, sanığın yanında çalıştığı katılan ...'den alacaklı olduğunu iddia ettiği, ancak ona ulaşamaması nedeniyle bu kez...'in yanında çalışan katılan ...'nın evine giderek, telefonla arayıp aşağıya inmesini istediği, ...'nın inmesine müteakip...'i aramasını söylediği, katılan ...'nın... ile görüşüp durumu anlatmaya çalıştığı esnada, alkolün etkisi ile telefonu katılan ...'nın elinden zorla alarak, cep telefonunu yere attığı, cep telefonunun kırıldığı, katılanın telefonunu yerden aldığı, daha sonra sanığın katılanın telefonunu tekrar aldığı, telefonun kırık vaziyette kolluk kuvvetlerince bulunduğu dikkate alındığında, sanığın katılanının cep telefonunu alma amacının kullanma, sahiplenme, mal edinme veya ekonomik yarar sağlama olmadığı, faydalanma amacının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır ( ... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (....Emin Artuk- ... Gökçen-.... Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu kapsamda, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin olarak, katılan ...'nın darp edilmesi ve telefonunun alınması eyleminin, sanık ... tarafından gerçekleştirildiği, katılanın, darp edilmesine yetecek kadar zaman zarfında araçta tutulduğu, sanığın araçta tutulması eyleminin amaç suç olan darp eylemine araç olarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR A. Sanıklar ... ile ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Hükmün niteliği itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Kasten Yaralama ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Diğer Katılan ...'e Yönelik Tehdit Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince REDDİNE, C. Sanıklar ..., ... ve Sanık ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Beraat Hükümleri ile Sanıklar ... ile ... Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla