İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19203 Karar: 2025/9488 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19203 K.2025/9488

6. Ceza Dairesi 2023/19203 E. , 2025/9488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1057 E., 2023/1317 K. SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten basit yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet ve beraat kararları kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onanması Bölge Adliye Mahkemesince verilen hük

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19203 E. , 2025/9488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1057 E., 2023/1317 K. SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten basit yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet ve beraat kararları kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onanması Bölge Adliye Mahkemesince verilen hük

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19203 E. , 2025/9488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2022/1057 E., 2023/1317 K. SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten basit yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet ve beraat kararları kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onanması Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A.Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik kasten basit yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığı belirlenmiştir. B.Sanık hakkında kurulan diğer hükümlerin ise, 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın ve katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; 1-Sanık hakkında katılan ...'ya yönelik kasten basit yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Giriş bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle, sözkonusu kararın temyizi mümkün olmadığından, sanığın ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanığın yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile kısmen Tebliğname'ye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, 3-Sanık hakkında katılanlar ve mağdura yönelik tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Dosya kapsamına göre; sanığın 30.06.20 18... .08.2018 tarihlerinde gerçekleştirdiği her iki eylemini aynı suç işleme kararıyla işlemediği gibi, ilk eylemle ikinci eylem arasında kırkbeş gün gibi uzun sayılabilecek bir zaman aralığının geçmiş bulunması nedeniyle suç kastınının yenilenmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın suç tarihlerinde mağdur ve katılanlara yönelik eylemleriyle ilgili olarak iki ayrı zincirleme yoluyla tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken, eylemlerin tek bir zincirleme tehdit suçu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, 2.Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10/2-3 maddesinde; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/d maddesinde yer alan “şiddet” tanımına göre; “Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” ifade eder. Aynı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak; “Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan katılan ve mağdurun, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmemesi, 3.Kabule göre de, sanık hakkında zincirleme suç maddesi uygulanırken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) ilgili maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza, zincirleme suç hükümleri gereği aynı sayılı Kanun'un 43/2. maddesine göre, artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın, önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla