İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19705 Karar: 2024/12408 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19705 K.2024/12408

6. Ceza Dairesi 2023/19705 E. , 2024/12408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2023/83 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdur ... yöne

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19705 E. , 2024/12408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2023/83 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdur ... yöne

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19705 E. , 2024/12408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/293 E., 2023/83 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ... hakkında mağdur ... yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümler aleyhine, sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan mahkûmiyet kararlarına yönelik temyiz isteminde bulundukları anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1.Oluş ve dosya kapsamı, mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanı, sanıkların tevil yollu ikrarları, adli rapor, yakalama tutanağına göre, mağdur ile sanıkların aynı iş yerinde çalıştıkları, sanık ...'ın işçilerin başında durduğu, mağdurun iş yerinde 4 gün çalıştığı, olay günü çocuğunun rahatsızlandığından işe gelemeyeceğini, çalışmış olduğu ücret olan 180,00 TL parayı sanık ...'tan telefonla aramak suretiyle istediği, saat 19.00 sıralarında sanık ...'ın mağduru arayarak ... Metro durağında buluşmak istediğini söylediği, sanık ...'ın buluşma yerine sanıklar ... ve Mazlum ile birlikte gittikleri, sanık ...'ın parayı işyerinde vereceğim demesi üzerine mağdurun sanıkların bulunduğu araca bindiği, ancak aracın başka yöne doğru gittiği, araçta tarafların tartıştıkları, tartışma sırasında sanık ...'ın, mağdurun Nokia marka cep telefonunu mağdurun elinden çekerek zorla aldığı, aracın torpido gözüne koyduğu, mağduru boş bir tarlaya götürdükleri, sanıkların ve mağdurun hep birlikte araçtan indikleri, sanık ...'ın mağdura yumruk atarak ve tekmeleyerek adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığı, sonra sanıkların mağdurun telefonu vermeyip onu tarlada tek başına bırakarak olay yerinden ayrıldıkları, sanık ... yakalanması üzerine arama kararına konu olmayan bir araca sakladığını belirtip suça konu cep telefonunu soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine göstererek mağdura iadesini sağlaması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ... ile diğer sanıkların fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurdukları, mağdurun fiile olan direncini kırdıkları dolayısıyla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 109/2-3-b maddesinde düzenlenen birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturduğu gözetilmeden kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararı verilmesi, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesinin tatbiki gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini, 2.Mağdurun şikâyeti üzerine kolluk kuvvetlerinin sanık ...'un ikametine geldiklerinde sanığın olayı doğrulayarak mağdura ait suça konu cep telefonunun arama kararına konu olmayan bir araç içerisinde olduğunu belirtip yer göstermek suretiyle mağdura iadesini sağladığının 07.11.2013 tarihli yakalama tutanağı ile anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan soruşturma aşamasında gerçekleşen aynen iade nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1. cümlesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla