İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/19857 Karar: 2025/5601 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/19857 K.2025/5601

6. Ceza Dairesi 2023/19857 E. , 2025/5601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3087 E., 2023/1040 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/19857 E. , 2025/5601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3087 E., 2023/1040 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temy

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/19857 E. , 2025/5601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3087 E., 2023/1040 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/154 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/3087 Esas, 2023/1040 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafii; Malın alınması sırasında cebir veya tehdit uygulanmadığından yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, söz konusu silah içi boş ve kuru sıkı tabir edilen bir silah olup, müştekiye ait olduğu ve müştekinin de bunu bilmesinden dolayı olaydaki silahın elverişli bir silah olmadığı ve müştekinin iradesini kırabilecek onu korkutacak bir nitelikte bulunmadığından silahla tehdit suçunun oluşmayacağı, hırsızlık suçunun da tamamlanmayıp teşebbüs aşamasında kaldığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanığın eyleme kendisinin son verdiği halde TCK 61 inci maddesi ve TCK 35 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sanık müvekkil hakkında hükmolunan cezada teşebbüs indiriminin en alt hadden olacak şekilde 1/4 oranında yapılması suretiyle sanık müvekkil hakkında fazla cezaya hükmolunduğu, TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanması gerektiği, katılan talimat yolu ile dinlendiğinden sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde dahada açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir. Yağmada amaç malın alınmasıdır. Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. (Benzer görüşler için bkz. Gökçen ... vd mal varlığına karşı suçlar Adalet Ankara 2018 age s. 74, Özgenç İzzet Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı Seçkin Ankara 2021 age. s 168 vd, Tezcan/Erdem/Önok age s. 704, Koca/Üzülmez TCK Genel Hükümler seçkin 9. Baskı age s. 583) Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep-sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /Doğan/Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku özel hükümler 13. bası Ankara age 657, Gökçek vd age s.88) Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. Cebir malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya işyerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç mal varlığına karşı suçlar adalet 2011 age s.231,Gökcan/Artuç age s.5348) Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır. Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıyan, olay öncesi olay sırasında ve olay sonrasında gerçekleşen söz, davranış ve hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tüm hususlar birlikte değerlendirilerek eylemin başlangıçtan itibaren malı almak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyorsa mağdurun malın alındığını görmesine bile gerek olmadan eylemi yağma olarak kabul etmek gerekir. Ancak eylem başlangıçta malı almak için değilde başka bir nedenle başlamış ve mağdur cebir veya tehdide maruz kalmış direnci kırılmış ise bu takdirde malın alındığını görmesi en azından malın alınacağını bilmesi gerekir ki az önce uğradığı cebir veya tehdidin etkisiyle karşı koyamamış olsun ve yağma suçu yasal unsurları itibariyle oluşsun. Aksi takdirde cebir veya tehdidin etkisiyle malın tesliminden bahsedilemeyecektir. Yağma suçunda cebir veya tehdidin malı almaya yönelik olması, malın bu cebir ve tehdit etkisiyle verilmesi gerekir. Malın götürülmesine yönelik olmayan cebir veya tehdidin yağma suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla; Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kamera görüntüsüne göre, sanığın mağdura silah doğrultarak otele doğru yöneldiği, sanığın başka bir yere kaçma eğiliminin bulunmadığı, mağdurun ifadelerinden de, sanığın tehdit içeren bir söz söylemediği ve mağdura ait tabancanın gaz tabancası olup içerisinin dolu olmadığının bilindiği, mağdurun korktuğu için değil, sanığı sakinleştirmek için ellerini havaya kaldırdığının anlaşılması karşısında, mağdura yönelik herhangi bir tehdit ve cebir uygulamayan sanığın eyleminin hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturup, oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/3087 Esas, 2023/1040 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla