İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/20148 Karar: 2025/6451 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/20148 K.2025/6451

6. Ceza Dairesi 2023/20148 E. , 2025/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1453 E., 2022/1584 K. SUÇ: Nitelikli yağma HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/20148 E. , 2025/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1453 E., 2022/1584 K. SUÇ: Nitelikli yağma HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/20148 E. , 2025/6451 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1453 E., 2022/1584 K. SUÇ: Nitelikli yağma HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94.maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi uyarınca takdiren sanık müdafiisinin duruşmalı inceleme isteminin reddine, Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde, Sanık müdafiisinin diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Somut olayda yağma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı, Dairemiz tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 Esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı Türk Ceza Kanun'un döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur. Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır. Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir. Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir ( ... – ...., Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).” “Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (... ... . – ..., Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5242–5343).” 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendiin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ... ile mağdur ...’nın bir dönem sevgili oldukları ve kendi aralarında yüzük taktıkları ve yine bu süreçte sanığın mağdura olay sırasında zorla aldığı cep telefonunu hediye ettiği, sanık ile mağdur arasındaki ilişkide sorunlar meydana geldiği, olay günü saat 11.30 sıralarında mağdurun ikametine gelen sanığın, kendisini Postacı olarak tanıtıp kapıyı çaldığı, mağdurun kapıyı açıp sanığı görmesi üzerine kapıyı kapatmaya çalıştığı fakat sanığın kapı aralığına ayağını koyarak zorla eve girdiği ve "sen beni aldatıyorsun" diyerek mağduru darp etmeye başladığı, "sen kiminle konuşuyorsun göreceğim, telefonu vereceksin" diyerek cep telefonu cihazını istediği, mağdurun teslim etmek istememesine rağmen "seni ve kardeşini keseceğim" şeklinde tehdit ederek cep telefonu aldığı, bu sırada mağdurun kardeşi tanık ...’ın haber vermesi üzerine olay yerine komşuların geldiğini gören sanığın evden kaçtığı ve ablasının iş yerinde saklanırken yakalandığı ve mağdurun cep telefonunun sanıkta ele geçirildiğinin, anlaşılması karşısında, sanığın ekonomik yarar sağlamak amacıyla, faydalanma kastı ile atılı suçu işlediği yönünde delil bulunmadığı, sanığın, ikametine zorla girdiği mağdur ...'yı döverek, mağdurlar ... ve ...'ı "kesmekle" tehdit ettiği ve mağdura hediye ettiği cep telefonunu mesajlarına bakmak için cebren alması fiilinde, sanığın eylemlerinin, mağdur ...'ya yönelik konut dokunulmazlığını ihlal ve kasten basit yaralama, mağdurlar ... ve ...'a yönelik zincirleme şekilde tehdit suçlarını oluşturduğu dikkate alındığında, sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığı, cep telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraatine; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 116/1, 86/2 ve 106/1-1 cümle,43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden yazıyı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiisinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla