Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2023/20427 E. , 2024/2219 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Kasten yaralama, mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3, 151/1, 152/2, 106/2 ve 62/1. (üç kez) maddeleri gereğince 5 ay hapis, 4 ay 5 gün
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2023/20427 E. , 2024/2219 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A Kasten yaralama, mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3, 151/1, 152/2, 106/2 ve 62/1. (üç kez) maddeleri gereğince 5 ay hapis, 4 ay 5 gün hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2012 tarihli ve 2011/801 Esas, 2012/1062 Karar sayılı kararının 20.12.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 12.02.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3, 151/1, 152/2, 106/2 ve 62/1. (üç kez) maddeleri gereğince 5 ay hapis, 4 ay 5 gün hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/326 Esas, 2022/428 Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 09.10.2023 gün ve 94660652-105-33-8331-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.11.2023 gün ve 2023/107651 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suçlar için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince olağan dava zamanaşımının 8 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu nazara alındığında; Dava konusu olayda kovuşturma aşamasında 28.03.2012 tarihinde sanığın alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.12.2012 tarihi ile yeni suçun işlendiği 12.02.2014 tarihleri arasında (1 yıl 2 ay 23 gün) durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 04.07.2022 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık ...'ın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a-c, 86/2,3-a, 151,152/2-a maddelerinde düzenlenen silahla tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.12.2012 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 12.02.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 1 yıl 1 ay 23 günlük durma süresi de dikkate alındığında) sanığın savunmasının alındığı tarih olan 28.03.2012 ile hükmün açıklandığı 04.07.2022 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2022 tarihli ve 2022/326 Esas, 2022/428 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında silahla tehdit, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, hükmolunan cezaların çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.