KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/20469 E., 2025/6624 K.
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/2023 E., 2023/1820 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
364 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ve 2022/333 Esas, 2023/133 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d maddesi, 168/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
5. Ceza Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2023/2023 Esas, 2023/1820 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.
Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılanın kendisini aldattığı düşüncesiyle sanığın telefonunu aldığına, dolayısıyla kast ve davranışlarının yağma suçunun unsurları ile uyuşmadığına, sanığın katılana tehdit ve şiddet uygulamadığına, maddi bir yarar sağlamadığına, katılanın beyanlarına göre, sanık ile evli iken başka bir erkekle görüştüğünün beyan edildiği, bu mesajları okumak için telefonu almanın sanık için doğal bir durum olduğuna, katılanın kendi rızasıyla telefonu aldığına yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına ve beraatine karar verilmesine ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında şiddetli geçimsizlik nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın katılanın telefonunu kontrol amacıyla aldığı, kontrol ettikten sonra müşterek evde bir süre kaldıkları, kapının açık olması sebebiyle katılanın alelacele müşterek haneden ayrılması şeklinde gelişen olayda, sanık tarafından geçici olarak kontrol amacıyla katılanın telefonunun alınmasının yağma suçunun unsurlarını oluşturmayacağı;
ayrıca sanığın katılanın cüzdanındaki nakit parasını aldığı yolunda da beyanların olmasına rağmen sanığın mahkumiyetini gerektirir kuşkuya yer vermeyecek şekilde kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.