İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3961 K.2024/1557

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık Hakkında Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelenmesinde: Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı…

Esas2023/3961Karar2024/1557Tarih8 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.157 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2023/3961 E., 2024/1557 K.

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/163 E., 2016/7 K
Suçlar
Birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit, kasten yaralama ve hakaret
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.157 kelime·6 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık Hakkında Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelenmesinde: Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 125/1. maddelerine uyan kasten yaralama ve hakaret suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı yasanın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 13.01.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,

sanık hakkında açılan kamu davalarının dava zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanık Hakkında Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesine Gelince: Her ne kadar sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de.

1412 sayılı Kanun'un 322/1-1 (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 303 (1)-a) maddesi uyarınca, anılan suç açısından sanığın kastının bulunmaması nedeniyle Dairemiz tarafından beraat kararı mı, yoksa aynı zamanda inceleme tarihi itibariyle kovuşturma şartı olan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle, düşme kararı mı verilmesi gerektiği konusu ön sorun olarak incelenmiştir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle “Derhâl” kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir.

Birinci görüşe göre. 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde yer alan “Derhâl” kavramını, “… delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek”, “İşin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması” ya da “kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleri”yle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; örneğin sanığın ölümü nedeniyle dosyanın esasına girmeden, kararı bozmak ve davayı düşürmek gerekir.

Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibarıyla ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, işbu karar dairesince onanmalıdır.

Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde kararın sanığın ölümü nedeniyle bozulması ve ilk derece mahkemesince davanın düşürülmesi gerekir. Aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz.

Bilindiği üzere, 5271 sayılı Yasa'nın yazılı bir gerekçesi yoktur. “Derhâl” kelimesi “Çabucak” (bkz. tdk.gov.tr internet sayfası) anlamına gelmekte olup, madde metninde; “davanın esasına girmeden”, “delil takdiri gerektirmeyen durumlar” ya da “fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması” ve benzeri sınırlayıcı kavramlar mevcut değildir. Bu nedenle, belirtilen hususları 5271 sayılı Yasa'nın 223/9. maddesinin uygulama koşulları olarak kabul etmek mümkün değildir.

Değil mahkeme ve hâkim, gerektiğinde Cumhuriyet Savcısı ve kolluk amiri (Örneğin. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119. maddesi hükmü uyarınca aramada ...), kolluk ve hatta üçüncü kişiler (Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesi hükmü uyarınca, suçüstü halinde “herkes” tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir. ) bile, “Delil takdiri” yapabilirken, işi bu olan hâkimin, delil takdirine giremeyeceği görüşü kabul edilemez.

Mahkeme ve hâkimin, 5271 sayılı Yasa'nın 223/9. maddesi bağlamında da delilleri serbestçe takdir edip, değerlendirmesi son derece doğaldır. Esasen fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediği durumlarda iddianame düzenlenemez. Düzenlenirse; bu iddianame, iadeye mahkûmdur. Her nasılsa böyle bir iddianame kabul edilmiş ise, o taktirde öncelikle beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum söz konusudur.

Kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması durumunda da, hiç kuşkusuz derhâl beraat kararı verilmesi gerekir. Kanaatimizce, “derhâl” kavramı dar (yukarıda belirtilen durumlarla sınırlı) yorumlanmak yerine.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin. 6, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36 ve 38. maddelerinde vurgulanan “Masumiyet Karinesi” ve “Adil Yargılanma Hakkı” ile ceza muhakemesine egemen ilkelerden olan “Lekelenmeme Hakkı” dikkate alınmak suretiyle, “yargılamanın geldiği aşama itibariyle” diğer bir ifadeyle “ilâve bir delil toplanmasına ya da araştırma yapılmasına gerek kalmadan ...” olarak anlaşılmalı ve yorumlanmalıdır.

5271 sayılı Yasa'nın 223/9. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, beraat kararının hangi nedenden dolayı verileceği önemli değildir.

Yâni, beraat hükmü, söz konusu maddenin ikinci fıkrasında yer alan beş nedenden (1- Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, 2- Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, 3- Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması, 4- Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve 5- Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması) herhangi birisine dayanılarak verilebilir.

Önemli olan beraat kararının derhâl verilebilecek olmasıdır. Derhâl yâni yargılamanın geldiği aşama itibariyle, başka bir ifadeyle de, ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan beraat kararı verilebiliyorsa; artık koşulları olsa bile, “durma” “düşme” veya “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilemez.

Öte yandan 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu itibarla, sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c (303/1-a) maddesi uyarınca, birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçu açısından sanığın kastının bulunmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı taktirde tıpkı dava zamanaşımının gerçekleşmesi hâlinde olduğu gibi bu hukuka aykırılığın Yargıtay’ca giderilmesi ve kararın bozulup (mahkûmiyet kararı kaldırılıp, beraat kararıyla değiştirilmek suretiyle) düzelterek onama kararı verilmesi gerekir.

Zira, Yargıtay'ca davanın esasına hükmedilecek hâllerde, hukuka aykırılığın düzeltilmesi başlıklı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 303. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde (1412 sayılı Yasa'nın 322/1-a maddesinde) belirtildiği üzere, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse Yargıtay’ın davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere; temyiz olunan hükmün, maddî hukuk kurallarının veya yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanması hâlinde Yargıtayca bozulması kuraldır.

Ancak, istisna olarak, hükme esas kabul edilen maddî olaylara hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılması nedeniyle hüküm bozulmuşsa ve yeniden yargılama yapılması gerekmiyorsa, mahkemeye bırakılmış serbest değerlendirme yetkisi söz konusu değilse maddede sekiz bent hâlinde ve sınırlı olarak sayılan durumlarda davanın esasına hükmedilebilecek veya hükümdeki hukuka aykırılık Yargıtayca düzeltilebilecektir. Açıklanan nedenlerle.

Sanığın suç tarihinde mağdura "Senin ağzına sı...arız, seni ortadan ikiye ayırırız" demek suretiyle saldırıp basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda sanığın tehdit içeren sözlerinin yaralama eyleminin irade açıklaması olduğu bu nedenle sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçu açısından kastının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan mahkûmiyetine ilişkin bölümün karardan çıkarılarak yerine “Her ne kadar sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan kamu davası açılmış ise de;

SONUÇ / HÜKÜM

yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması nedeniyle sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Yasa'nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraatine’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3961
Karar No
2024/1557
Tarih
8 Şubat 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3772 K.2023/14363
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3771 K.2023/14362
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3770 K.2023/14330
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3768 K.2023/14313
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3679 K.2023/14105
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3676 K.2023/14101

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.