İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2023/4649 Karar: 2023/14967 Tarih: 2023

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/4649 K.2023/14967

6. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2023/14967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/104 E. 2016/145 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 i

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2023/14967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/104 E. 2016/145 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 i

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2023/14967 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/104 E. 2016/145 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.02.2016 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/104 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay günü katılan ... Kaplan, mağdurlar ... ..., ... ve arkadaşları tanık Y.A.'nın, bir kafede vakit geçirdikten sonra mağdur ...'in ikamet ettiği eve geldikleri, evde bulundukları sırada mağdur ...'in daha önceden arkadaşlık yaptığı sanık ...'un saat 20.30 sıralarında eve gelip kapıyı çaldığı, mağdur ...'in kapı dürbününden baktığında bir şey göremediği, ancak "kim o" diye seslenmesi üzerine "komşu" cevabını aldığından kapıyı açtığı, sanığın mağdur ...'i iterek ve "şerefsizler" diyerek eve girdiği, elindeki ele geçirilemeyen ekmek bıçağını katılan ..., mağdurlar ... ve ...'a doğrultarak "sizi öldüreceğim," diye bağırdığı anlaşılmıştır. 2. Katılan ... Kaplan, mağdurlar ... ..., ...'ın aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunmalarında "olay, Nurşen'in evinde tanımadığım şahısları görmem nedeniyle kıskançlıktan dolayı meydana gelmiş talihsiz bir olaydır, inşaatçı olmamdan dolayı tamir işlerinde kullanmamdan dolayı yanımda bıçak bulunurdu, ancak bunu daha önce kimseyi tehdit etmek ve yaralamak amacıyla kullanmadım." şeklinde tevil yollu ikrarda bulunmuştur. 4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Tanık Y.A.'nın, katılan ve mağdurların beyanlarını doğrulayan beyanları dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde yer alan düzenlemeye göre, tehdit suçunun temel işleniş şekli mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eyleminin gerçekleşmesidir. Tehdit suçunda korunan hukukî değer, kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir. Tehdidin silahla işlenmesi mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırması, eylemin icrasını kolaylaştırması, tehdidin ciddiliğini göstermesi ve faile cesaret vermesi nedenlerinden dolayı kanun koyucu tarafından nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Suçun silahla işlendiğinin kabulü için failin silahlı olması yeterli olmayıp, tehdidin gerçekleştirilmesi sırasında silahın kullanılmış olması, silahın korkutucu gücünden bir şekilde faydalanılmış olması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, katılan ... Kaplan, mağdurlar ... ..., ...'ın aşamalardaki tutarlı beyanları, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve tanık Y. A.'nın, katılan ve mağdurların beyanlarını doğrulayan beyanları ile anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında hüküm kurulurken, 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/104 Esas, 2016/145 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe bölümü (2) numaralı paragrafta belirtilen eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla