KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/4796 E., 2024/1663 K.
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/680 E., 2016/28 K
- Suçlar
- Şantaj, hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmi Ret -Kısmi Onama
Karar Detayı
337 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde.
İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen kanun maddelerine göre; sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında;
hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, bu suçtan da 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1. maddesi uygulanıp cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle, dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması hususunda kanun yararına bozma yoluna gidilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
14.04.2011 tarihinden yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından dolayı tayin edilen 1.500,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezalarına ilişkin hükümlerin,
cezaların türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında şantaj suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde.
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun'un 107/1. maddesinde tanımlanan şantaj suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet tarihi olan 03.02.2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,