KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/7458 E., 2024/6129 K.
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/288 E., 2016/215 K
- Suçlar
- Nitelikli tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret-bozma
Karar Detayı
298 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Mağdur Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan Temyiz İncelemesinde.
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan dolayı tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince mağdur sanık ...'un temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Mağdur Sanık ...
Hakkında Nitelikli Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yapılan Temyiz İncelemesinde. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun mağdur sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak, 1-Mağdur sanık ...'ın, mağdur sanık ...'a yönelik "sen bilmiyor musun, benim kardeşim dağda" demek suretiyle tehditte bulunduğunun anlaşılması karşısında; mağdur sanık ...'nın eyleminin sair tehdit suçunu oluşturduğu, şikâyet yokluğu nedeniyle mağdur sanık ... hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; mağdur sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu ve mağdur sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla;