KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/9717 E., 2024/11880 K.
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1194 E., 2020/2467 K
- Suçlar
- Silahla tehdit, hakaret
- Hükümler
- İlk derece mahkemesince kurulan beraat hükümleri kaldırılarak kurulan mahkûmiyet hükümleri
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı
Karar Detayı
431 kelime·2 dk okuma
Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; silahla tehdit ve alenen hakaret suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Sanık ile katılan arasında Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4463 Soruşturma sayılı dosyası ile katılan hakkında sanığa yönelik nitelikli dolandırıcılık eyleminden ötürü açılmış kamu davası bulunması sebebiyle olay öncesinde husumet bulunuyor olması ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda dökümü yapılan konuşma içeriklerinden katılanın sanığa yönelik "Terbiyesiz, aha bak elimi kolumu sallaya sallaya eve giriyorum" şeklinde sanığı tahrik edici söylemlerde bulunması husuları dikkate alınarak;
olayın başlangıcı, çıkış nedeni araştırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekliliği gözetilmeksizin yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.