İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/1596 Karar: 2026/3150 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/1596 K.2026/3150

6. Ceza Dairesi 2024/1596 E. , 2026/3150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2868 E., 2023/2152 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/1596 E. , 2026/3150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2868 E., 2023/2152 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/1596 E. , 2026/3150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2868 E., 2023/2152 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2019/407 Esas, 2022/83 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ün nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 35... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2022/2868 Esas, 2023/2152 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın aşamalarda samimi, tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun savunmalarda bulunduğuna, tehdit veya hakaret içeren sözler söylemediğine ve cebir uygulamadığına, yağma suçunun işlenmediğine, katılanın bilirkişi raporuyla da gerçeği yansıtmadığı ispatlanan beyanlarına istinaden ceza verildiğine, tanığın katılanın çalışanı olması sebebiyle tarafsız olmadığına, katılan ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, tanığın beyanlarının maddi delillere aykırı olduğuna, sanığın yağma kastının bulunmadığına ve yağma suçunun işlenmediğine, fiil ile eylem arasında nedensellik bağının bulunmadığına, beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Kararın hukuka, içtihatlara, usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesiz karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın yağma kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin kabulünün olayla ve dosyadaki delillerle örtüşmediğine, tanığın katılanın çalışanı olması sebebiyle tarafsız olmadığına, katılan ile tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve maddi delillere aykırı olduğuna, sanıkların aşamalarda samimi ve tutarlı savunmalarda bulunarak olay yerine yağma yapmak amacıyla gitmediklerini belirttiklerine, diğer sanık ...'in suçtan kurtulmak amacıyla daha önceki savunmalarına aykırı beyan dilekçesi verdiğine, sanık aralarında husumet bulunan katılanın tahmine ve varsayıma dayalı soyut beyanlarına istinaden ceza verildiğine, sanığın diğer sanıkları azmettirdiğine dair delil bulunmadığına, olaydan habersiz olduğuna, akraba olan sanıkların birbirleri ile görüşme kaydı olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğuna ve sanığın diğer sanıkları azmettirdiğine karine teşkil etmeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, üst sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirimin uygulanmamasının hatalı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ile katılan arasında hukuki alacak olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre; "Sanık ... ve ...'in sanık ...'in akrabası olduğu, latılanın ... Mahallesi ... Bulvarı No: 8/4 ... adresinde faaliyet gösteren ... isimli iş yerinin olduğu,... sanık ...'in azmettirmesi ile sanıklar ... ve ...'in katılanın işyerine yağma amacı ile gece vakti sayılan 00:30 civarında geldikleri, sanık ... 'ün katılana hitaben "bundan sonra burası bize çalışacak " diyerek elinde bulunan tabanca ile havaya 3-4 el ateş ettiği, işyerinden ayrılırken yine katılana silah doğrultarak tehditvari parmak salladığı, daha sonra sanıklar ... ve ...'in olay yerinden ayrıldıkları, ...olay tarihinden önceki dönemde sanıklardan ... ile Katılan ... arasında araç ödünç verme sonrası katılanın trafik kazası yapmasından kaynaklı uyuşmazlık doğduğu, sanık ...'in anlatımları ile katılanın anlatımlarından aracın hasar bedelinin kısmen aracın pert olarak satılması ile katılanın yaptığı nakti ödeme ile giderildiği, Katılanın beyanlarının yanında Sanık ...'in yargılama aşamasındaki anlatımlarından da anlaşıldığı üzere olay tarihinde güncel ve meşru bir alacak ilişkisinin bulunmadığı, trafik kazasına bağlı olarak sigorta rücu ilişkisinden kaynaklı alacak talebininde olaydan bağımsız ve sonraki dönemde ortaya çıktığı, dolayısı ile olay tarihinde sanık ... ile katılan arasında borç ve alacak ilişkinisin bulunmadığının sabit olduğu," kabulüyle sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmişse de; 1. Katılanın, sanıklardan ...'e ait emanet olarak aldığı araçla yaptığı trafik kazası sebebiyle sanık ... ile katılan arasında alacak ilişkisi bulunduğunun iddia edildiği somut olayda, yukarıda yer verilen gerekçe ile sanıkların üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesi kapsamında kalmadığı kabul edilmiş ise de; katılanın kollukta verdiği "... isimli şahsı kahvehanesi olmasından dolayı yaklaşık 20 yıldır tanır ve bilirim. bir yıl kadar emanet olarak aldığım araçla kaza yaptığımdan dolayı kendisine bir miktar borcum kaldı." şeklindeki beyanı, yine bu hususa ilişkin mahkeme huzurunda verdiği "Sonradan ... dükkana gelip daha kötüsünü yaşamak istemiyorsan bana para ödeyeceksin dedi. Ben kendisine senet imzaladım. Bu senet olayı iş yerindeki bu silahlı olaydan bir gün sonra oldu. Ben karakolda ifade verdikten sonra senet alma olayı oldu. Ben parayı parça parça ve uzun dönemde vermek zorunda kaldığım için haksız olduğumu düşündüm. Bu nedenle senet olayı dolayısıyla gidip şikayetçi olmadım. Bu süreçten sonra toplamda 120.000 TL olarak ...'e ödeme yaptım. Senedi imzaladıktan sonra yaklaşık 2 - 2,5 aylık süreçte 120.000 TL yi ödedim, dedi." şeklindeki beyanı, azmettiren sıfatıyla olaydan sorumlu tutulan sanık ...'in mahkeme huzurunda katılandan olay tarihinde alacağı olmadığına yönelik savunmada bulunmasına rağmen kollukta ve asliye ceza mahkemesinde vermiş olduğu beyanlarda katılandan kaza sebebiyle alacağı olduğuna ve katılanın kendisini oyaladığına yönelik savunması, savunmalar arasındaki çelişkinin sorulması üzerine bu defa tekrar "oradaki beyanlarım da doğrudur, orada 130.000 TL den bahsetmemin sebebi ifade tarihi itaberiyle kan parası nedeni ile sigorta şirketine ödeme yapmış olmamdır, ifadelerimi bu şekilde açıklarım, oradaki beyanlarım da doğrudur" hususları birlikte değerlendirildiğinde, 2. Sanık ...'e ait olan ve katılan tarafından yapılan kaza sonucu hasar alan aracın kaza sonrası satışına ilişkin kayıtlar ilgili noterden temin edildikten sonra araçta kaza sebebiyle meydana gelen zarar miktarının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek taraflar arasındaki alacak miktarı belirlenmeden, 3. Sanık ...'in kaza sebebiyle sigorta şirketine yaptığı ödemelere ilişkin tüm kayıtlar temin edilerek sanık ...'in borçtan haberdar olduğu tarih, sigorta şirketine yapmış olduğu ödemelerin miktarı ve icra takibi yapılmış veya dava açılmışsa buna ilişkin belgeler tespit edilmeden, 4. Katılanın beyanlarında olay öncesine ilişkin iddialar da bulunması sebebiyle, soruşturma dosyasından tefrik edilen 04.03.2018 tarihli olaya ilişkin soruşturma başta olmak üzere taraflar arasında adli makamlara yansıyan başka bir dosya veya takip olup olmadığı araştırılarak ilgili dosyalar getirtilip, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Verilen Karar Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla