Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/1628 E. , 2026/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1973 E., 2023/2694 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/1628 E. , 2026/1883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1973 E., 2023/2694 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2021/155 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; Nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b-f, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2022/1973 Esas, 2023/2694 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi uyarınca beraatine, ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, olay günü sanığın çocuğunun kaybolduğu, mağdurun telefonunu eşini aramak için istediği, evinin önüne kadar mağdur ile birlikte geldikleri, eşinin çocuklarını bulduğunu öğrendiği ve kendisine yardımcı olduğu için mağduru evine çay içmeye davet ettiği, evin içinde ise diğer sanığın telefonu çekmek suretiyle mağdurdan aldığı, sanığın ise bu duruma engel olmaya çalıştığı, sanığın mağdura telefonunu ve montunu iade ettiği gözetildiğinde sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, kabule göre de, etkin pişmanlık hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, kısmen giderilen zararın tamamının giderilmemesi nedeniyle mağdurun kısmi iadeye muvafakatinin bulunmadığı gözetildiğinde etkin pişmanlık hükümlerinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır ( ... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun sanık ...'e ait eve girdikten sonra yağma eyleminin icra edilebilmesinin zorunlu sonucu olarak kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı anlaşılmakla, sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi nedeniyle, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.