Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/22 E. , 2025/9749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/29 E., 2016/410 K. SUÇLAR: Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, erteli ceza, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde Paz
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/22 E. , 2025/9749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/29 E., 2016/410 K. SUÇLAR: Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, erteli ceza, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/29 Esas, 2016/410 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I-Katılan sanık ... hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Katılan sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesi uyarınca katılan sanık ... müdafiinin kanun yolu ile merciinde yanılması haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 2- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Katılan sanık ... müdafiinin sanık ...'ın diğer katılan sanık ...'na yönelik eylemi nedeniyle sanık hakkında verilen beraat kararını temyiz ettiği görülmekle; katılan sanık ... müdafiinin anılan hüküm bakımından kamu davasına katılma ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3- Katılan sanık ... hakkında nitelikli tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Katılan sanığın UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, hüküm tarihinden sonra 02.04.2017 tarihinde öldüğü belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesinde düzenlenen nitelikli tehdit suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.05.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, Tebliğname aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 4.Katılan sanık ... hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d maddesi uyarınca uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.05.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, Tebliğname aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.