İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/2531 Karar: 2024/9905 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2531 K.2024/9905

6. Ceza Dairesi 2024/2531 E. , 2024/9905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/273 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükü

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/2531 E. , 2024/9905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/273 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükü

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/2531 E. , 2024/9905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/273 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... müdafileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede; Oluş, dosya içeriği ve sanıkların aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre; sanıkların bir tanıdıklarına yaptıkları geçmiş olsun ziyaretinden döndükleri sırada trafik ışıklarında durdukları, maktul ...'in ortağı ...'i maktule ait araç içinde gören sanık ...'nin, içinde bulunduğu araçtan inip ...'in yanına geçtiği, ...'e ...'in nerede olduğunu sorduğu, ...'in söylemesi ile ...'in tanık ...'la birlikte araba yıkadıkları yere gittikleri, araçtan inen ... ...'nin ...'e "parayı ne zaman getireceksin" diyerek ...'i darp etmeye başladığı, önce araba yıkama çalışanlarının sonra sanıklar ... ve ...'in olay yerine geldikleri, tanık ...'ın sanık ...'dan ... ... ile ...'i ayırmasını istediği, ... ...'nin küfür ederek "kimse karışmasın" demesi üzerine kimsenin müdahale etmediği, ...'in yaralandığı, bu defa ... ...'nin yaralanan ...'i hastaneye götürmek üzere ...'e ait aracın arka koltuğuna bindirdiği, şoför koltuğuna sanık ...'in geçtiği ve aracın hareket ettiği, ...'ın tekrar sanık ...'dan yardım istemesi üzerine sanık ...'la birlikte sanık ...'in kullandığı araca binip arkalarından gittikleri, yolda gittikleri sırada ...'in "beni hastaneye götürmeyin, gıyabi tutuklamam var, ben arabayı satıp parayı getireceğim" dediği, ...'in aracı durdurduğu, ...'in arabadan inerek karşı şeride doğru kaçmaya başladığı karşı şeritten gelen bir aracın ...'e çarptığı ve ...'in öldüğü olayda; 1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; YCG 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilâmında "... Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir..." şeklindeki açıklamaları da dikkate alınarak, sanıkların ...'le trafikte tesadüfen karşılaşmaları ve sanık ...'nin ...'in aracına binmesinden sonra ani olarak gelişen olaylar zincirinde arabadan hiç inmeyen ve diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde olduklarına ilişkin her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı kanıt bulunmayan sanıklar ... ve ...'ün atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması; .2- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; .Yukarıda izah edilen olayda iki durumda kişinin hürriyetinden yoksun kılınıp kılınmadığının tartışılabileceği, bunlardan ilkinin maktülün darp edilmesi sırasında hürriyetinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı olup, Ceza Genel Kurulunun 2019/14-502 Esas, 2023/144 Karar, 2020/14-65 Esas, 2022/345 Karar sayılı ve benzer diğer kararlarında da yer alan "...Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklamaları ışığında olayın bu aşamasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bahsedilemeyeceği, ikinci halin maktülün yaralanmasından sonra araca bindirilip götürülmesi kısmı olup, bu kısım yönünden ise (4) numaralı başlıkta izah edilen araştırmaların yapılmasından sonra kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübut bulduğu sonucuna ulaşılsa bile; oto yıkama yerine sonradan gelen, ... ...'nin "kimse karışmayacak" demesi üzerine olaya müdahale etmeyen ve oto yıkamadan da sanık ...'in kullandığı diğer araçla ayrılan, bu haliyle hürriyeti tahdit eylemine iştiraki olmayan sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, .3- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yağma suçundan kurulan hükümler yönünden; .Yukarıda izah edildiği şekilde ani gelişen eylemde sanık ...'nin kastının maktulün aracını almak değil, talep ettiği parayı tahsil etmek olduğu, sanık ...'ın bu durumu bildiğinin olay tarihinden önce maktülün eşine attığı ve sanık ...'den "...", sanık ...'dan "Yahsen" takma isimleriyle bahsederek 25.000,00 TL para istediklerini söylediği mesaj içeriklerinden anlaşıldığı, para isteme olayından daha önceden haberi olduğuna ilişkin delil bulunmayan sanık ...'in ise maktülü hastaneye götürdükleri esnada maktül ile sanık ... arasında geçen konuşmalardan durumu öğrendiği ancak maktülü taşımaya devam etmek suretiyle suça iştirak ettiği; bu haliyle sübut bulan suçun yağmaya teşebbüs suçu olduğu ve bu suçtan hüküm kurulması gerekirken, adı geçen sanıklar hakkında yazılı şekilde tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulmuş olması, 4- Sanık ... hakkında taksirle öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden ise; Sanıklar ... ... ve Deniz'in savunmalarında, hastaneye doğru gittikleri sırada ...'in "beni hastaneye götürmeyin, gıyabi tutuklamam var" söylemi üzerine Deniz'in arabayı durdurduğu ve ...'in araçtan inerek kaçtığını savundukları olayda, a)Olayın darp kısmına şahit olan araba yıkama çalışanları ile o sırada olay yerinde olan ...'ın yeniden dinlenilerek arabalara binildiği sırada maktülün hastaneye götürüleceğine ilişkin bir konuşma duyup duymadıklarının sorulması, b)Maktül ... hakkında olay tarihinde arama/gıyabi tutuklama kararı bulunup bulunmadığının araştırılması, c) Kazanın olduğu yolun hastaneye giden istikamette olup olmadığının araştırılması, Ulaşılacak sonuca göre, maktülün sanıkların yanından hastaneye gitmemek için mi yoksa sanıkların elinden kurtulmak için mi kaçtığı hususunun netleştirilmesi ve olay örgüsüne göre maktülün araç içinde alıkonulup konulmadığı hususu ile taksirin bilinçli/basit olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilip, yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 7165 Sayılı Kanun ile değişik 304. maddesi gereğince, yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla