Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2675 E. , 2026/1510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/522 E., 2024/253 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2675 E. , 2026/1510 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/522 E., 2024/253 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/2 87... /521 Karar sayılı ilamıyla nitelikli yağma suçundan açılan kamu davası hakkında eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle şikayet yokluğu nedeniyle düşme; kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan açılan kamu davası hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 24.01.2024 tarihli ve 2023/522 Esas, 2024/253 Karar sayılı kararıyla o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148/1; 168/3-1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay; 109/2, 109/3-f ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığına, sanığın yağma kastının olmadığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka uygun olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tüm dosya kapsamından, sanığın mağdurla aralarında ... ilişkisi bulunduğu, olay günü sanığın, okul çıkışından servise binen mağdureyi takip ettiği, ikametinin önüne geldiğinde mağdurenin soruşturma aşamasında alınan ilk beyanına göre zorla; kovuşturma aşamasında verdiği beyanlarında ise rızasıyla aracına aldığı, bir spor salonun açık otoparkında konuşmaya başladıkları, sanığın mağdureyi basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralayarak telefonunu aldığı olayda; 1. Sanığın tüm aşamalardaki tutarlı beyanlarında, aralarındaki kavganın kıskançlık sebebiyle çıktığını beyan ettiği, bu hususun mağdure tarafından doğrulandığı, suça konu telefonu da kontrol etmek üzere aldığı, olay günü 21.00 sularında telefonun sanığın amcası tarafından mağdurenin ailesine teslim edildiği, sanığın suça konu telefonu "faydalanma kastı" ilei diğer bir deyişle "malik gibi tasarrufta bulunma" kastıyla almadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde yazılı kasten yaralama suçunu oluşturduğu fakat mağdure ve yasal temsilcilerinin şikâyetlerini geri çektikleri görülmekle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden, mağdurenin soruşturma beyanında sanığın kendisini zorla aracına bindirdiğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise "... Okul çıkışında Erkan'ın okulun önüne geldiğini, benimle görüşmek istediğini söylemişti. Oraya gittiğinde bazı sıkıntılar olmuştu. Benim derslerim, onun oradaki derslerinden dolayı görüşememiştik. Görüşmek istediğini söylemişti. Ben de okulumun çevresinde olamayacağını söyledim. Sonrasında o bizi takip ederek servis aracının arkasından gelerek daha doğrusu, evimizin oraya kadar geldi ve sürekli ısrarcı oluyordu, görüşelim, konuşalım bak aramızdaki sorunları çözelim, tekrardan barışalım diye, birazcık aramıza soğukluk girmişti. Öyle ısrar ediyordu, ben istemiyordum, okulumun çevresinde olamaz, öğretmenlerim yanlış anlar diye. Evimin oraya geldiğimde ben servisten indim, o da arkamdan indi, hadi Suna konuşalım, konuşalım diye sürekli ısrar etti. Ben de ailem görür kızar diye gitmek istememiştim. Sonra onun ısrarından kaçamayacağımı anlayınca kendim gönüllü bir şekilde arabasına bindim. Ama ben bunu Savcılıkta ailem kızar diye hani neden elin oğlunun arabasına bindin diye kızar diye zorla bindirdi diye anlattım..." diyerek beyanından döndüğü, dosya kapsamında dinlenen tanıkların bu hususta bir bilgi ve görgülerinin bulunmadığı anlaşılmakla, ceza hukukun evrensel ilkesi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca sanığın bu suçtan mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak delil bulunmamasına karşın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.