Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2754 E. , 2026/3126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1736 E., 2023/4394 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında şikâyetçi ...'ye yöne
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2754 E. , 2026/3126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1736 E., 2023/4394 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik hakaret suçundan beraat, mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan düşme hükümlerinin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a. maddesine göre kesin nitelikte olduğu ancak, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin suç vasfının yağma suçuna yönelik olduğu belirlenmekle, temyiz incelemesi kapsamına alınmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/229 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, Şikâyetçi ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraat, Mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2-3-a, 53, 63... . maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2023/1736 Esas, 2023/4394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının, şikâyetçi ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden esastan reddine, mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, "Dava konusu fiilin sanık tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sabit görülen fiilin doğru olarak vasıflandırıldığı, ancak temel ceza kanuna aykırı olarak belirlendiğinden Ayrıca tekerrür paragrafındaki 12 ay hapis yönünden ibaresinin bu ilamdaki 12 ay hapis cezasının 5.3.2018 tarihinde infazı tamamlanmakla 3.7.2022 tarihindeki suç için tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte aynı ilamın mala zarar verme suçuna ait 1 ay 10 gün hapis cezasının henüz infaz edilmediği, dolayısıyla sadece bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinden; hükümdeki 5237 sayılı Kanun'un 86/2,3-a maddesinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkarılıp yerine; "Sanığın sabit olan kasten kadın eşe karşı yaralama fiiline uyan 5237 sayılı Kanun'un 86/2-son cümle gereğince gerekçede açıklanan suçun işleniş biçimi, neticesi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı ve saiki ile cezanın amacının gerçekleşmesinin sağlanması birlikte değerlendirilerek takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Eylemin eşe karşı işlendiği anlaşıldığından TCK'nın 86/3-a maddesi gereğince cezasının 1/2 oranında artırılarak 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/1 74... /324 sayılı kararı ile sanığın mala zarar vermek suçundan 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın 12.05.2014 tarihinde kesinleştiği, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra kanundaki süre geçmeden yeni bir suç işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58/1-6. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hükmolunan cezanın MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, 5237 sayılı Kanun'un 58/7 maddesi gereğince mükerrir hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," bölümlerinin konulması, hükümdeki diğer bölümlerin aynen korunması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 303, 280 maddeleri gereğince HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLMESİNE, hukuka aykırılık düzeltilerek giderildiğinden sanık hakkındaki yaralama suçuna ait hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, " şeklinde düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın şikâyetçi ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs ve hakaret, mağdur ...'e yönelik hakaret suçlarından cezalandırılmasına, mağdur ...'e yönelik eylemin kasten yaralama suçunu değil nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık Hakkında Şikâyetçi ... na Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe, sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Katılan kurum vekilinin temyiz talebinin suç vasfına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/174 Esas ve 2013/324 Karar sayılı ilamında tekerrür uygulandığı, ilk derece Mahkemesince bu hususun gözetildiği ancak istinaf Mahkemesince gözetilmediği anlaşılmakla; sanık hakkında aleyhe temyiz isteminde bulunulduğu da dikkate alındığında, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinin uygulanması bakımından sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, eleştiri ve düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Anayasamızın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10/2-3 maddesinde; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/d maddesinde yer alan “şiddet” tanımına göre; “Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” ifade eder. Aynı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak; “Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan kadın mağdurlar ... ve ...'in, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz isteğinin kabulü ile, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Sanık Hakkında Şikâyetçi ... 'na Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Düşme Hükmü Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; "Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanık Hakkında Şikâyetçi ... 'na Yönelik Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, D. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair hükmünün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının mahsus yerine; “Katılan ... lehine 17.400,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,13.04.2026 tarihinde karar verildi.