İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/284 Karar: 2024/974 Tarih: 2024

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/284 K.2024/974

6. Ceza Dairesi 2024/284 E. , 2024/974 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...'ün beraatine, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 1.120,00 Türk Lirası adli para cezası ile

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/284 E. , 2024/974 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...'ün beraatine, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 1.120,00 Türk Lirası adli para cezası ile

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/284 E. , 2024/974 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ...'ün beraatine, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 1.120,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 Türk Lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine ilişkin Ortaköy (Aksaray) Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/304 esas, 2021/364 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 15.11.2023 gün ve 94660652-105-68-20648-2023-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.12.2023 gün ve 2023/128670 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2018/2629 esas, 2018/2195 karar sayılı ilâmında yer alan ,''...Beraat eden sanık lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hazineden alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, katılandan tahsiline hükmolunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 05.10.2016 gün ve 2015/242-2016/174 sayılı kararın, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA...'' şeklindeki açıklamaya nazaran kendisini duruşmalarda bir vekil aracılığı ile temsil ettiren ve beraat eden sanık yararına hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayini gerektiği halde hazine yerine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gibi yine benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2016/4077 esas, 2018/1440 karar sayılı ilâmında ''...Aynı davada yargılandığı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan görülen kamu davasının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilen sanıkla ilgili olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verildiği gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, sanık müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmayıp bu kapsamda beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi...'' şeklinde belirtildiği üzere anılan kararla sanık hakkında hem beraat, hemde hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREKÇE 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinde yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenlemeye göre somut olay değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı hakaret suçundan cezalandırılmasına ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, şikâyetçinin ise kendisini vekil ile temsil ettirmediğinin tespiti karşısında, sanığın lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekide karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ortaköy (Aksaray) Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2020/304 esas, 2021/364 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak; Hüküm fıkrasından; "...-Sanık ...'ün kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine, ..." Şeklindeki bölümün çıkarılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla