Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/2922 E. , 2025/1567 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/479 E., 2023/2174 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, onama, bozma 1.Sanıklar Hakkınd
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/2922 E. , 2025/1567 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/479 E., 2023/2174 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red, onama, bozma 1.Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin Temyiz İncelemesinde; Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'nın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 2. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz istemleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN ONANMASINA, 3. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede; Katılan, 02.11.2020 günü saat 04.30 sıralarında...Cafe isimli iş yerinin önünde bulunduğu sırada daha önceden tanıdığı sanık ...'in aracı ile yanında durduğu, aracı ise sanık ...'un kullandığı, araç içerisinde kimlikleri tespit edilemeyen iki kişinin daha bulunduğu, görüntülere dair alınan bilirkişi raporuna göre katılanın kendi rızası ile aracın içerisine bindiği, kimliği tespit edilemeyen şahıs ile sanık ...'in katılana silah doğrultmak suretiyle 20.000 TL parasını aldıkları, katılanın telefonunun çalması üzerine sanık ...'in "elinden telefonu alın" diye bağırdığı, aralarında boğuşma meydana geldiği ve sanık ...'un aracı yavaşlatması üzerine katılanın araçtan atlayarak kaçtığı ve telefonunun ise araçta kalması şeklinde gerçekleşen olayda; katılan ile sanık ...'un olay öncesinde birbirlerini tanımamaları, sanık ...'un sanık ...'in yanında çalışması, haklarında tefrik karar verilen kimliği meçhul iki şüphelinin olay öncesinde sanık ...'in isteği ile suçta kullanılan araca alınması, katılanın beyanlarına ve sanık ...'un savunmalarına göre, bu şahısların sanık ...'in talimatıyla hareket etmeleri, görüntü kayıtlarına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporuna göre, bu şahısların olayın hemen öncesinde sanık ... ve katılanla birlikte araca binmeleri ve katılanın araca zorla bindirildiği yönünde bir tespitin bulunmaması, sanık ...'in bu şahısları tanımadığı yönündeki savunmalarının delillerle örtüşmemesi, asıl olarak önceden birbirlerini tanıyan katılan ile sanık ... arasındaki ihtilaf ve olayın çıkış sebebinin dosyaya tam olarak yansıtılamaması, katılanın beyanlarında bu yönde bir bilgi bulunmaması ve katılanın, sanık ...'un doğrudan kendisine yönelik bir eyleminden bahsetmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; olay gecesi kendisini geç saate yanına çağırdığını söylediği patronu sanık ...'in yanına giden sanık ...'un, aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, sanık ...'in alkollü olması nedeniyle suçta kullanılan aracı sürdüğü sırada, diğer iki şüpheliyi patronu olan diğer sanığın talimatıyla araca alması sonrasında katılanın da araca binmesiyle, katılanın beyanları tarafından da desteklendiği üzere, katılan ile sanık ... ve diğer iki şüpheli arasında araç içinde çıkan arbede sırasında, aracın kapılarını kilitlemek gibi bir davranışta bulunmayıp aracı yavaşlatmasıyla katılanın araçtan inmesine imkan verdiğinin ve yine aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, katılanın araçtan inmesi sonrasında, katılana ait telefonun diğer iki şüpheli tarafından alınmasını engellediğinin anlaşılması karşısında; suçun işlenmesinden önceden haberi olduğuna ve suça iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeter derecede, eylemi sabittir denilecek delil bulunmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2022/479 Esas, 2023/2174 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.