Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3173 E. , 2026/2649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/263 E., 2024/82 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3173 E. , 2026/2649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/263 E., 2024/82 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Sanık Hakkında Mağdur ...'na Yönelik Nitelikli Yağma ve Mağdur ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Hüküm tarihi itibariyle kasten yaralama suçunda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, ayrıca sanık ile mağdurlardan ev sahibi ... arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmaması sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 150/1. maddesinin uygulanmaması bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanık Hakkında Mağdurlar ... ve ...'a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; A. Hüküm tarihi itibariyle tehdit suçunda basit yargılama usulünün uygulanamayacağı ancak sanığın 14.03.2015 tarihli tehdit suçuyla ilgili olarak 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, B. Sanığın 12.03.2015 gecesi mağdur ...'ı, cep telefonundan arayıp "seni öldüreceğim geliyorum aşağı in" demek suretiyle tehdit edip bir süre sonra mağdurun kaldığı evin önüne giderek mağdura sopa ile saldırmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda sanığın tehdit içeren sözlerinin yaralama eyleminin irade açıklaması olduğu bu nedenle eylemin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu bu sebeple sanık hakkında bu eylemi sebebiyle tehdit suçundan hüküm kurulamayacağı ve kasten yaralama suçuyla birlikte işlenmemesi sebebiyle 14.03.2015 tarihli her iki mağdura yönelik tehdit eyleminden dolayı da uzlaşma hükümlerine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden sanığın 12.03.2015 tarihli eylemide katılmak suretiyle tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 43/2,1 maddeleri ile yanlış uygulama yapılarak cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.