İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/3252 Karar: 2026/134 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3252 K.2026/134

6. Ceza Dairesi 2024/3252 E. , 2026/134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/937 E., 2024/285 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/3252 E. , 2026/134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/937 E., 2024/285 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü mad

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/3252 E. , 2026/134 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/937 E., 2024/285 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 86/2-3-a maddelerinde yer alan silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarına göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanığın ilk mahkûmiyet tarihi olan 16.06.2015 ile bozma sonrası verilen 28.03.2024 tarihli mahkûmiyet kararı arasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından, bozma üzerine yeniden mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. İlk mahkûmiyet tarihi 16.06.2015, bozma sonrası mahkûmiyet tarihi ise 28.03.2024'tür.

Hukuki İlke: Karar, silahla tehdit (TCK 106/2-a) ve kasten yaralama (TCK 86/2-3-a) suçlarında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre TCK 66/1-e ve 67/4 uyarınca sekiz yıllık olağan ve on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımının söz konusu olduğu; TCK 67/2-d uyarınca ilk mahkûmiyet kararının zamanaşımını kesmesi nedeniyle bu tarihten sonraki mahkûmiyet kararı arasında sekiz yıllık olağan zamanaşımının dolduğu ilkesini uygulamıştır. Bu durumda mahkûmiyet yerine düşme kararı verilmelidir.

Uygulama Sonucu: Hükümler bozulmuş; yeniden yargılama gerektirmediğinden kamu davasının CMK 223/8 uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bozma sonrası uzun süre derdest kalan dosyalarda, mahkûmiyet kararının zamanaşımını kesen bir işlem olduğu (TCK 67/2-d) ve kesilmeden itibaren yeniden işleyen olağan zamanaşımının dolabileceği gözetilmeli; bu hesap yapılarak düşme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla