Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/362 E. , 2026/2007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2638 E. 2018/1422 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanıklar hakkında ni
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/362 E. , 2026/2007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2638 E. 2018/1422 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden ayrı ayrı mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve ayrıca sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Müşteki ...'nın (...) sanıklarla herhangi bir hukuki ilişkinin tarafı olmaması sebebiyle nitelikli yağma suçundan bozma isteyen tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan oybirliğiyle, nitelikli yağma suçundan ise oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.03.2026 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Katılan ... ...'ün resmi nikahlı eşi, Mağdur ...'ün babası ... ile sanıklar arasında ticari ilişki olduğu, ...'ün yaklaşık 600.000 TL civarında olan borcunu ödemediği; sanıkların bu alacağını alabilmek amacıyla ...'ün eşi ...'in cüzdanını alıp, yanındaki oğlu ...'yi kaçırması şeklinde gerçekleşen eylem de Katılan ... ... ile ...'ün resmi nikahlı eş olmaları sebebiyle aralarında Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesinde belirtilen edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince eşlerin her bir malı aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekeceğinden katılan ... ... ile ...'ün edinilmiş mallara katılma rejimi dışında farklı bir mal rejimi benimseyip benimsemedikleri, ... yaptığı borçların edinilmiş mal rejimi kapsamında ortak borç sayılıp sayılmayacağı araştırılarak sanıkların eylemlerinin yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hali olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1. maddesi kapsamın da kalıp kalmadığı karar yerinde tartışmasız bırakılması, yağma suçu yönünden verilen hükmün Bozmayı gerektireceği düşüncesi ile çoğunluğun ONAMA görüşüne iştirak edilmemiştir.