İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3702 K.2025/9738

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit…

Esas2024/3702Karar2025/9738Tarih18 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.159 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/3702 E., 2025/9738 K.

Karar tarihi
18 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2022/70 E., 2023/123 K
Suç
Yağma
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Bozma

Karar Detayı

1.159 kelime·6 dk okuma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Avonos Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.20 14... /1724 soruşturma, 2014/40 Esas ve 2014/15 İddianame numarası ile sanık hakkında yakınan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 125/1. maddesinde düzenlenen tefecilik ve hakaret suçlarından cezalandırılması için iddianame düzenlendiği halde söz konusu suçlar için hüküm kurulmamış ise de,

zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür. 30.10.2013 olan suç tarihinin iddianame ve gerekçeli karar başlığında yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir. Hukuki alacağının tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanma hususunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 gün ve 2013/678-2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere.

5237 sayılı Kanun'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir.

Buna göre, 765 sayılı Kanun'un 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır.

Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir.

Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır.

Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir. Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir.

Daha ziyade iddia ve ispata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulünde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur. Taraflar iddia etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ispat şartı aranmamaktadır. (... ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma ...

Sayfa 925) Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki bir ilişki ve alacak-borç miktarı konusunda bir tartışmanın varlığı anlaşılmaktadır. Bu durum bile hukuki ilişkiden doğan alacağın kabulü için yeterli olabilir. Bu kabulde sadece şikâyetçinin "borcum yok" demesi de tek başına yeterli olmayacaktır.

Şikâyetçi herhangi bir borcum yoktur dese bile dinlenen tanıklar, yazışmalar vs ile sanıklar ile şikâyetçi arasında hukuki bir ilişki olduğunu ve bu ilişki nedeniyle bir araya gelip hesap yaptıklarını anlaşamadıklarını vs gösterir nitelikte ise şikâyetçinin borcum yok demesine itibar edilmeyip hukuki ilişkinin varlığı kabul edilmelidir. (... Sayfa 925) Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır.

Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır. Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise şikâyetçi yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır. Kaldıki, alacaklı bulunduğu mutlak kanaatiyle hareket ederse sanık lehine yorumlanacaktır. Türk Borçlar Kanununda, bazı borçların kurulduğu andan itibaren tahsil edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Dolayısıyla o tür borçlar hukuken tahsil edilebilir bir alacak olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 150/1. kapsamında da düşünülemeyecektir. ...

Tefecilik yoluyla verilen parada, bir taraf edimini yerine getirdiği için verdiği miktar ile makul bir fazlalığı istemesi halinde sebepsiz zenginleşme uyarınca talep edilebilecek hukuki bir alacak kabul etmek ve alamaması durumunda almak için cebir ve tehdit uygulanması halinde 5237 sayılı Kanun'un 150/1. fıkrasının uygulanacağı kabul edilmektedir.

Yargıtay kabulleri de bu yöndedir. 6.CD 2023/... E., 2024/1350; "...Faizle para verme işleri ise yetkisi olmayan kişiler tarafından yerine getirildiğinde ceza hukuku açısından suç olarak tanımlanmış ise de kişiler arasında bir alacak verecek ilşikisi doğurduğu da muhakkaktır. Burada önemli olan kurulan bu ilişki sonucu verilen ve alınan paralar arasında makul kabul edilebilecek bir oranın bulunup bulunmadığıdır.

Makul ve kabul edilebilir sınırdaki miktarı çok fazla aşan veya borç anlaşıldığı şekilde ödenmiş olduğu halde para veya kaimi olabilecek belge istenmesi ve bunun zor yoluyla alınması halinde artık hukuki bir ilişkinin varlığından söz etmek mümkün olmayacaktır." (Çevik a.g.e Sayfa 925) Kısaca özetlersek taraflar arasında soyut ve kendini kurtarmaya yönelik hukuki alacağı isteme iddiasını aşan boyutta bir hukuki ilişki olduğu anlaşılabiliyorsa bunun ispatı hukuki kaidelerine göre ayrıca değerlendirilecektir.

Ancak dosyaya yansıyan tüm verilere göre ciddi şekilde ortaklık ve alacak iddiası olduğu, kuru bir iddianın ötesinde ise sanığın eyleminin sabit görülmesi halinde 5237 sayılı Yasa'nın 150/1. maddesinde düzenlenen alacağının tahsil amacıyla cebir tehdit hükmünün uygulanması gerekir. Burda bir hukuk mahkemesi gibi ispat şartı aranmamalıdır. (...

Sayfa 926) Alacağın varlığına inanarak ve bu hakkı elde etme özel kastıyla hareket edilmesi hallerinde ise; eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 30. maddesi kapsamında ve 150/1. maddesi yollamasıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da ayrıca somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. ( Benzer görüşler için . ...- ...- ..., Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, ..., ... 2017, s. 404, ...

Şerhi s.5461 ) Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde; yağma suçu olarak mahkemenin kabul etiği olayda sanığın katılana araç sattığı ve ondan 15.000,00 TL senet aldığı, bu senet bedelini ödememesi nedeniyle katılandan 22.000,00 TL para istediği kabul edilmiş ise de, sanığın katılanın kullanmış olduğu telefona "ben taksi tutup babanın yanına adamlar gönderiyorum" ve "yarın yine geliyorum, bu ... neler olacak, görürsün", şeklinde mesajlar atarak tehdit ettiği, katılanın annesine "biz Kalabadan geliyoruz,

oğlunun 15.000,00 TL borcu var bize yarın bir gün tekrar geliriz" şeklinde sözler söylediklerini ve katılan yanında tanık amcaoğlu ile birlikte sanığın yanına giderek 15.000,00 TL ödeyip senedi ondan geri aldıklarını belirtmeleri karşısında sanığın, tehditle katılandan senet bedelini talep ettiği anlaşıldığından, sanığın eylemini hukuki alacağın tahsili amacıyla işlediğinin kabulü ile,

sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 106/1. maddesinde tanımlanan hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçuna uyduğu belirlenerek yapılan incelemede, Suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e ve 67/2-d maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 30.10.2013 tarihindeninceleme tarihine kadar bu sürenin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3702
Karar No
2025/9738
Tarih
18 Kasım 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3513 K.2024/8936
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3498 K.2024/9479
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3358 K.2025/3240
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3295 K.2026/1834
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/3149 K.2025/2591
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/2849 K.2026/1591

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.