İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5493 K.2026/2059

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde…

Esas2024/5493Karar2026/2059Tarih18 Şubat 2026Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/5493 E., 2026/2059 K.

Karar tarihi
18 Şubat 2026
Konu
Finans Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2023/74 E., 2024/227 K
Suç
Nitelikli yağma
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Red - Düzelterek Onama Şikayetçi ...'ın duruşmada alınan beyanında davaya katılmak istemediğini bildirdiği, katılan sıfatını almadığı, bu nedenle temyiz hakkının da bulunmadığı belirlenmiştir

Karar Detayı

1.256 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ve ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bozma Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2017 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın sanıklar müdafiileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.03.2023 tarihli ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Siverek

1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2024 tarihli ve 2023/74 Esas, 2024/227 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 168/3 ve 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemleri Kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe yasa hükümlerinin uygulanmadığına, sanıkların cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak. 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.02.2014 gün ve 2013/678-2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun da, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir.

Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür.

Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir.

Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir.

Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir.

Alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ıspatının beklenilmemesi gerekir. Çünkü Cezanın delil anlayışı ile Hukukun delil anlayışı ve kabulü farklıdır. Hukukta şekli gerçeklik hakimdir. Daha ziyada iddia ve ıspata dayanan delil sistemi geçerli olup taraflarca ileri sürülmeyen iddia ve delillerin davanın kabulunde esas alınamayacağı bir gerçekliktir. Oysa Cezada maddi hukuka dayanan bir kabul söz konusudur.

Taraflar idda etmese, savunmasa bile maddi gerçeklik her türlü delil incelenip kabulde esas alınmaktadır. Bu nedenle mutlaka hukuka göre ıspat şartı aranmamaktadır. Dosyaya yansıyan ifadeler ve delillere göre taraflar arasında hukuki bir ilişki ve alacak-borç miktarı konusunda bir tartışmanın varlığı anlaşılmaktadır. Bu durum bile hukuki ilişkiden doğan alacağın kabulü için yeterli olabilir. Bu kabulde sadece şikâyetçinin "borcum yok" demesi de tek başına yeterli olmayacaktır.

Şikâyetçi herhangi bir borcum yoktur dese bile dinlenen tanıklar, yazışmalar vs ile sanıklar ile şikâyetçi arasında hukuki bir ilişki olduğunu ve bu ilişki nedeniyle bir araya gelip hesap yaptıklarını anlaşamadıklarını vs gösterir nitelikte ise şikâyetçinin borcum yok demesine itibar edilmeyip hukuki ilişkinin varlığı kabul edilmelidir. Ayrıca şüpheden sanık yararlanır kuralı ceza yargılamasının en temel kurallarındandır.

Yargıtayda yıllardır istikrarlı şekilde bu durumu uygulamaktadır. Hukuki ilişkinin ve borcun varlığı konusunda gerçekten şüpheli bir durum ortaya çıkmış ise şikayetçi yok dese bile sanık lehine yorumlamak uygun olacaktır. Kısaca özetlersek taraflar arasında soyut ve kendini kurtarmaya yönelik hukuki alacağı isteme iddiasını aşan boyutta bir hukuki ilişki olduğu anlaşılabiliyorsa bunun ispatı hukuki kaidelerine göre ayrıca değerlendirilecektir.

Ancak dosyaya yansıyan tüm verilere göre ciddi şekilde ortaklık ve alacak iddiası olduğu, kuru bir iddianın ötesinde ise sanığın eyleminin sabit görülmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesinde düzenlenen alacağının tahsil amacıyla cebir tehdit hükmünün uygulanması gerekir. Burda bir hukuk mahkemesi gibi ıspat şartı aranmamalıdır.

Alacağın varlığına inanarak ve bu hakkı elde etme özel kastıyla hareket edilmesi hallerinde ise; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında ve 150/1. maddesi yollamasıyla hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da ayrıca somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. (Benzer görüşler için bkz. Nur Centel- Hamide Zafer- Özlem Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4.

Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2017, s. 404, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.5461) Dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; müşteki ... ile temyiz dışı sanık ... arasında bir alacak verecek meselesinden dolayı husumet bulunduğu,

...'ın beyanına göre kendisinde bulunan senedin ....'in akrabalarının kendi öz oğlu olan ...'ın bir olaya karışmasına ve ceza almasına sebebiyet verdiklerinden dolayı kendisine teminat olarak bırakıldığını ancak ...'in alınan ifadesinde ise söz konusu senedin müşteki ...'ın kendisine aracı olduğu ve tuttuğu avukatın, oğlunun karışmış olduğu ve yargılandığı bir suçtan dolayı hükmedilecek cezada indirim yaptırabileceğinden bahisle avukata vermiş olduğu paranın karşılığı olduğunu beyan ettiği,

söz konusu senet nedeni ile taraflar arasında devam eden husumet sonucu aracıların araya girdiği ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamaması üzerine senetin ...'da kaldığı, ...'ın oğlu olan ... ve kardeşi ... ile birlikte kardeşine ait olan ofis güzellik salonunun önünde bulunduğu sırada sanıklar..., ..., .... ..., ... ve ...'in söz konusu dosyada bulunan kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere arabalar ile müştekilerin bulunduğu ...'e ait olan işyerinin önüne geldikleri, araçlardan iner inmez şahıslar ile kavga etmeye başladıkları, sanıkların , ... ve ...'i sopalar ile darp ettikleri,

sanıkların alınan beyanlarında olay yerine müşteki ...'da bulunan senedi almaya gittiklerini, vardıklarında...'in ...'dan senedi istediğini ...'ın da kim gelirse gelsin vermem demesi üzerine kavgaya karıştıklarını beyan ettikleri, temyiz dışı sanık ...'nin ise suça konu senedi müşteki ...'tan aldığını ikrar ettiği, her ne kadar müşteki ... boynunda asılı kolyenin alındığını iddia etse de, dairemizce izlenen kamera görüntülerinden bu durumun tespit edilemediği,

sanıkların eylemini bir alacağın varlığına inanarak ve bu hakkı elde etme özel kastıyla hareket etmek suretiyle gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanıkların eyleminin alacağın tahsili amacıyla yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle kasten yaralama ve tehdit suçları kapsamında kaldığı gözetilmeksizin, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A.Şikayetçi vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Şikayetçi ...'ın 21.04.2015 tarihli celsede şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, katılan sıfatı almayan şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Siverek

SONUÇ / HÜKÜM

1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5493
Karar No
2026/2059
Tarih
18 Şubat 2026
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5292 K.2024/12734
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5133 K.2024/12738
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5122 K.2024/12240
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5121 K.2024/12986
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4969 K.2026/1397
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/4893 K.2024/11965

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.