Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6006 E. , 2026/2999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1590 E., 2024/1557 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkındaki hükmü katılanın 20.06.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmıştır. Yapılan ön inc
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6006 E. , 2026/2999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1590 E., 2024/1557 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkındaki hükmü katılanın 20.06.2024 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2023/351 Esas, 2024/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 62, 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. B. İstinaf Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.05.2024 tarihli ve 2024/1590 Esas, 2024/1557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın beyanlarından anlaşılacağı üzere herhangi bir zorlama ve tehditin olmadığına, mağdurun telefonunu borcuna karşılık bilerek ve isteyerek verdiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde mahkumiyet kararı verildiğine, suçun oluştuğuna ilişkin varsayımsal tespitler neticesinde sanığın nitelikli halden ve üst sınırdan cezalandırıldığına, yağma eyleminin bıçak ile gerçekleştirildiğine dair katılanın soyut beyanı dışında somut delil bulunmadığına, mağdurun temyiz başvuru dilekçesinde sanığın silah kullanılmadığını, telefonunu kendi rızası ile sanığa teslim ettiğini, telefonun rıza ile tesliminden sonra meydana gelen zararın karşılandığını beyan ettiğini belirttiğine, istinaf kararının bozulması ,sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde mağdurun şikayetten vazgeçmiş olduğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın yağma eylemini işlediği sabit olsa da eylemin 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a maddesinde yazılı silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirildiğine dair katılanın soyut iddiasından öte dosyada hiçbir delil bulunmadığını, sanık hakkında aynı Kanun'un 148/1 maddesinde yazılı yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken 149/1-a maddesinden hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, istinaf kararının sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. Mağdurun Temyiz İstemi Sanığın ceza dosyasında yapılan incelemede sanık hakkında verilen cezanın değiştirilmediği anlaşılmışsa da askerde olması nedeniyle bugüne dek mahkeme dosyasını takip edememesi nedeniyle işbu dilekçeyi günümüzde yazma zorunluluğunun bulunduğuna, ödünç olarak vermiş olduğu dosyaya konu telefon ile ilgili bütün zararının karşılandığına, şikayetinden vazgeçtiğine, ödünç olarak verdiği telefon ile ilgili herhangi bir cebir ve tehdit almadığına, silah zorlaması olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın, mağdurun kendisine borcu bulunduğu ve bu borca karşılık telefonu verdiğini, daha sonra telefonun kırıldığı yönündeki savunması; mağdurun ise sanık ile 3-4 yıldır görüşmediklerini beyan etmesi karşısında, sanık ile mağdurun olay tarihinden önce görüşüp görüşmediklerinin tespiti bakımından olay tarihinden geriye doğru son üç aya ilişkin mağdura ait HTS kayıtlarının, cep telefonunun akıbetinin belirlenmesi bakımından ise olay tarihinden sonraki bir aya ilişkin cep telefonunun HTS kayıtlarının getirtilmesi, sanığın olaydan önce mağdurun ikametine giderek annesine borçtan bahsettiğine yönelik savunması gözetilerek mağdurun annesinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 150/1.maddesi delaletiyle tehdit suçunun oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; Mağdurun temyiz dilekçesinde askerlik hizmetinde bulunmam nedeniyle dosyayı takip edemediğinden dilekçesini ancak sonradan yazabildiğini ve sanığın, zararını giderdiğini beyan ettiği anlaşılmakta ise de, zararın hangi tarihte giderildiğinin açıkça belirtilmemiş olması karşında, zararın ne zaman giderildiğinin mağdurdan sorulup tereddüt giderildikten sonra sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Mağdurun Temyiz İstemi Yönünden Şikayetinden vazgeçtiği anlaşılan ve bu suretle katılan sıfatı kalmayan katılanın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298.maddesi uyarınca REDDİNE, B. Sanık Müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 /2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,07.04.2026 tarihinde karar verildi.