Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/6446 E. , 2025/1317 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z B O Z M A Ü Z E R İ N E / D İ R E N M E MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2109 E., 2024/3896 K. KATILANLAR: ..., Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü SUÇ : Konutta veya eklentilerinde yağma HÜKÜM : Mahkûmiy
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/6446 E. , 2025/1317 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z B O Z M A Ü Z E R İ N E / D İ R E N M E MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2109 E., 2024/3896 K. KATILANLAR: ..., Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü SUÇ : Konutta veya eklentilerinde yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli ve 2019/641 (E) ve 2020/38 (K) Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma, tehdit, hakaret suçlarından beraat kararı, kasten yaralama suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf 1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/1473 E., 2021/959 Karar sayılı kararı ile sanığın katılana yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı hakaret suçunu işlediği anlaşılmış ise de, katılanın kendisinin de sanığa hakaret etmiş olabileceği yönündeki beyanı dikkate alınarak, Türk Ceza Kanunu'nun 129/3 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/4-c maddeleri uyarınca takdiren ceza verilmesine yer olmadığına, nitelikli yağma, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden KALDIRILMASINA, sanığın katılana yönelik eylemleri nedeniyle ayrıca kasten yaralama suçundan da dava açılıp kovuşturma sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara yapılan itirazın İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanığın eylemlerinin bütünü ile nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halinin söz konusu olmadığı, bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 149/2 maddesi hükmü de gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşünüldüğünden, bu aykırılık nedeniyle kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin ilk derece mahkemesince takdirine, bu nedenle karardan bir suretinin kesinleşmesi beklenmeksizin ilk derece mahkemesine gönderilmesine, nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunda İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak, Türk Ceza Kanunu 149/1-d, 168/3, 62 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/1473 E., 2021/959 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15/05/2024 tarih ve 2022/10426 esas, 2024/6286 karar sayılı kararı ile; ''Somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ile katılanın evli oldukları ve çocuklarının bulunmadığı, çocuklarının olmaması sebebiyle aralarında sorun bulunduğu ve sürekli tartıştıkları, sanığın evde şarjda bıraktığı cep telefonuna katılanın baktığı ve eşinin porno sitelerine giriş yaptığını gördüğü, bu yüzden sanığın saat 23.30 sıralarında eve geldiğinde kavga ettikleri, katılan ailesinin evine gitmek istediğinde, sanığın "Sabah gidersin" diyerek göndermediği, sabah olduğunda saat 09.00 sıralarında katılanın ailesinin evine gitmek için eşyalarını hazırladığı sırada katılan ile sanığın evden gidip gitmeme hususunda tartıştıkları, sanığın katılanın kullanımında bulunan cep telefonunu katılanın elinden çekip alarak "Şimdi git nereye gidersen" dediği ve sanık ile katılanı evden gidip gitmeme hususunda tartışmaya devam ettikleri ve gidip gitmeme hususundaki tartışmalarının büyümesi üzerine sanığın katılanı darp etmeye başladığı, sanık tarafından telefonun alınmasına yönelik bir cebir uygulanmadığı ayrıca katılanın sonradan mahkemede sanığın katılanın ziynet eşyasını almak için darp ve cebir uyguladığına ilişkin katılanın soyut iddiasında başka delil olmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi ve sanığın suça konu cep telefonunu mal edinme veya kullanma amacı bulunmadığı gözetilerek olayda yağma suçunun unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla sanığın yağma suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.'' Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 16.10.2024 gün ve 2024/2109 E. 2024/3896 Karar sayılı kararı ile; ''Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarih ve 2022/10426 esas, 2024/6286 karar sayılı ilamına karşı 5271 sayılı CMK'nun 307/4 maddesi uyarınca DİRENİLMESİNE, Sanık ...'un, katılana yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı nitelikli yağma suçunu işlediği anlaşıldığından, bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK’nun 149/1-d maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında taktiren alt sınırdan hareket etmek suretiyle 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Suça konu telefonun soruşturma aşamasında iade edildiği anlaşıldığından TCK 168/3-1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına'' karar verilmiştir. II.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1-Yağma suçunun oluşmadığına, 2-Faydalanma kasdı olmadığına, 3-Katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, 4-Telefonun malikinin katılan olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/2109 E. 2024/3896 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilâmına direnme kararı verilmiş ise de; söz konusu direnme kararında gerekçenin genişletilmesi ve değiştirilmesi suretiyle, hüküm kurulduğu ve eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ile katılanın evli oldukları ve çocuklarının bulunmadığı, çocuklarının olmaması sebebiyle aralarında sorun bulunduğu ve sürekli tartıştıkları, sanığın evde şarjda bıraktığı cep telefonuna katılanın baktığı ve eşinin porno sitelerine giriş yaptığını gördüğü, bu yüzden sanığın saat 23.30 sıralarında eve geldiğinde kavga ettikleri, katılan ailesinin evine gitmek istediğinde, sanığın "Sabah gidersin" diyerek göndermediği, sabah olduğunda saat 09.00 sıralarında katılanın ailesinin evine gitmek için eşyalarını hazırladığı sırada katılan ile sanığın evden gidip gitmeme hususunda tartıştıkları, sanığın katılanın kullanımında bulunan cep telefonunu katılanın elinden çekip alarak "Şimdi git nereye gidersen" dediği ve sanık ile katılanı evden gidip gitmeme hususunda tartışmaya devam ettikleri ve gidip gitmeme hususundaki tartışmalarının büyümesi üzerine sanığın katılanı darp etmeye başladığı, sanık tarafından telefonun alınmasına yönelik bir cebir uygulanmadığı ayrıca katılanın sonradan mahkemede sanığın katılanın ziynet eşyasını almak için darp ve cebir uyguladığına ilişkin katılanın soyut iddiasında başka delil olmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi ve sanığın suça konu cep telefonunu mal edinme veya kullanma amacı bulunmadığı, amacının polis imdat hattının aranmasına engel olup; yaşanan arbede sonunda katılanın telefonun iadesi hususunda fiili ve iradi bir davranış koymadan evden ayrıldığı da gözetilerek, olayda yağma suçunun unsurlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sanığın yağma suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/2109 E. 2024/3896 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.