İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/6459 Karar: 2025/2076 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/6459 K.2025/2076

6. Ceza Dairesi 2024/6459 E. , 2025/2076 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/553 E., 2021/871 K. ..., ... SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2022/11148 Esas, 2024/11463 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cum

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/6459 E. , 2025/2076 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/553 E., 2021/871 K. ..., ... SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2022/11148 Esas, 2024/11463 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cum

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/6459 E. , 2025/2076 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/553 E., 2021/871 K. ..., ... SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜMLER: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2022/11148 Esas, 2024/11463 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2024 tarihli ve KD-2021/105396 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi kapsamında yer alan hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Mağdurun beyanlarıyla da sabit olacağı üzere taraflar arasında bir dönem ticari ilişki olduğu hususunda bir inkarın olmadığı, bu amaçla sanık ...'ın mağdur ...'i aradığı, ulaşamadığı ve sanık ...'ın avukatlık bürosunda bir araya geldikleri, mağdurun sanık ...'ın senetlerini kullandığına ilişkin tanık beyanları, sanık ...'ın mağdurla bir dönem yürüttüğü ticari ilişki sebebiyle kendisine hatır çekleri verdiğine ve karşılığında malzeme aldığına ilişkin beyanı ve tüm dosya kapsamından; sanıkların eyleminin hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 24.10.2024 tarihli ve 2022/11148 Esas, 2024/11463 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Dosya kapsamına göre, olay günü mağdur ...'un daha önceden aralarında ticari ilişki bulunmasından dolayı tanıdığı temyiz dışı sanık ...'nin buluşma talebi üzerine onu da alarak ... mevkiinde bulunan çay ocağına gittikleri, burada bir süre oturduktan sonra yürüdükleri esnada diğer sanık ...'ün gelerek mağdurun beline silah dayadığı, mağdurun daha önceden tanıdığı sanık ...'ın da silahın kabzası ile vurduğu, sanık ...'nın şoförlüğünü yaptığı, kapalı kasa Kango model araca bindirdikleri, sanıklar ...ve...arabada müştekiye "sen ... ablamızı nasıl dolandırırsın" diyerek yaraladıkları, otomobille otoparka giderek burada da mağdura yönelik kasten yaralama eylemlerine devam ettikleri, içlerinden birinin avukatı ara dediği, avukat olan sanık ...'ı arayarak ofisine götürdükleri, ofiste de sanık ... ve Mehmet'in müştekiye yönelik yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri, sanık ...'ın mağdurdan daha önce noter aracılığı ile ihtara konu çekleri vermesini istediği, "eğer bunu yapmazsan seni bunların elinden kurtaramam" dediğini, sanık ...'in de "450 bin TL'lik borcun için senet imzalayacağız, sen ödemezsen abin öder" dediği, içlerinden birinin sanık ...'ı arayıp "abla adamı aldık" diye bilgi vermesi üzerine sanık ...'ın da ofise geldiği, mağdurun sanık ...'a borcu olmadığını söylediğinde "bir yıldır seni arıyorum, bu borcu ödeyeceksin" dediği, diğer sanıklar ...ve...ellerinde silah olduğu halde mağdurdan zorla senet almaya çalıştıkları, sanık ...'ın camdan polislerin geldiğini görünce evrakları toplayarak ofisten çıktığı, diğerler sanıkların silahları saksı arkasına sakladıkları, polislerin ofise girerek sanıkları yakaladıkları ve silahlara arama sonucunda ele konulduğu olayda, mağdur ...'in soruşturma aşamasında sanık ...'la doğrudan ticari ilişkisinin olmadığını, sanık ...'ın ortağı tanık ...vasıtasıyla sanığa ait yaklaşık 20 adet çeki ticaret yaparken paraya çevirdiğini, eline çek meblağından daha az para geçtiğini, aldığı paraları sanık ...'a mal veya para olarak ödediğini beyan ederek hiçbir aşamada borcu kabul etmediği, yerel mahkemenin sanık ...'a alacağını ispatı yönünde elindeki bilgi ve belgelerini ibraz etmesi için süre vermesine rağmen bilgi ve belge sunamadığı, sanık ... aleyhinde müştekiye verdiğini iddia ettiği hatır çeklerinin bir kısmının ilgili bankalar tarafından yazılan müzekkere içeriklerine göre aslının müşteride olduğunun belirtildiği, mağdur tarafından ciro edilen sadece 30.000 TL bedelli çekle ilgili sanık ... ve mağdur aleyhinde icra takibinin başlatıldığı, mağdur ...'in beyanlarının aşamal...tutarlılık arz ettiği ve olayın intikal şekli nazara alındığında, sanık ...'ın azmettirmesi ile mağdur ...'in zorla araçta ve ofiste alıkonulduğu, silah zoru ile senet imzalatılmaya çalışıldığı, sanık ...'ın mağdurdan hukuki bir ilişkiye dayanan alacağının mevcut olduğunun kabul edilemeyeceği, alacağının varlığı kabul edilse dahi suçun işleniş şekli değerlendirildiğinde mağdurdan alacakları bulunmayan diğer sanıkların dairemizin içtihatlarında belirtilen "yakın akraba, arkadaş veya işçi, işveren" kavramı kapsamında kabul edilemeyeceği düşünüldüğünde, sanıkların fiilinin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu düşüncesinde olduğumdan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla