Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/195 E. , 2025/3097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/121 E., 2024/314 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/195 E. , 2025/3097 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/121 E., 2024/314 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriği ile uyulan bozmaya göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/121 Esas, 2024/314 Karar sayılı kararında sanık ... ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli yağma suçundan İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince Yargıtay bozmasına uyularak kurulan mahkûmiyet hükümleri, sanık ve sanıklar müdafilerince temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi ön inceleme koşullarının tamamlandığını saptayarak esasa geçmiştir.
Hukuki İlke: Bozmaya uyularak kurulan hükmün temyiz denetimi, oluş ve dosya içeriği ile uyulan bozma kararı birlikte gözetilerek yapılır; suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve CMK 289'daki kesin aykırılık hâllerinin bulunmadığı saptanırsa CMK 302/1 gereği istem esastan reddedilir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümler onandı; nitelikli yağmanın yasal unsurlarının oluştuğu ve bozmaya uygun kurulan hükümlerde isabetsizlik bulunmadığı kabul edildi.
Dava Strateji Notu: Mahkeme bozma kararına uymuşsa ikinci temyizde başarı şansı büyük ölçüde bozma gereklerinin tam yerine getirilip getirilmediğine bağlıdır; savunma bozma öncesi aşamada ileri sürülüp reddedilen itirazları aynen tekrarlamak yerine, uyma sonrası hükümde kalan yeni ve somut hukuka aykırılıklara odaklanmalıdır.