İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/3882 Karar: 2026/642 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3882 K.2026/642)

6. Ceza Dairesi 2025/3882 E. , 2026/642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1153 E., 2023/544 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir oldu

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/3882 E. , 2026/642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1153 E., 2023/544 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir oldu

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/3882 E. , 2026/642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1153 E., 2023/544 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Yerel mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2020/307 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/1153 Esas, 2023/544 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun, kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Görüntülerdeki kişinin sanık olmadığına ilişkin tanık beyanı bulunduğuna, olay saatinde sanığın telefonunun ikametinden sinyal verdiğine, mağdurun husumet nedeniyle sanığa iftira attığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, beraat kararı verilmesine, ilişkindir. 2.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın kastının öldürmeye teşebbüs olduğuna, ayrıca konut dokunulmazlığının ihlal edildiğine, sanığın daha ağır şekilde cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın isabetli olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.01.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ile katılanın kızı olan .... 2018 yılında boşandıkları, sanığın, eski kayın pederi olan katılana ait aracı 21.03.2020 günü yakarak zarar verdiği anlaşılmıştır. Kan ve kayın hısımlığı kavramları, tıpkı mülkiyet, zilyetlik, paydaşlık veya elbirliği mülkiyeti, taşınır ve taşınmaz mal, evlenme, hak vb. birçok kavram gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanmamıştır. Kanun koyucu tarafından 5237 sayılı Kanun'da yer alan suçlar açısından bu kavramların ilgili kanunlardaki tanımlamalar dışında anlaşılması ve sonuç doğurmasının istenmesi halinde istisnai düzenleme getirilmesi mümkün iken, bunun tercih edilmediği göz önüne alındığında, aynı Kanun'da yer alan bu kavramların, aksine özel bir düzenleme bulunmadığı sürece ilgili kanunlardaki tanımlara göre anlaşılması ve uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde, Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanmayan bazı kavramlar, Türk Ceza Kanun'u açısından da ilgili kanunlardaki tanımları doğrultusunda anlaşılıp uygulanırken, bazı kavramların ise Türk Ceza Kanun'u açısından ilgili kanunlarındaki tanımlama dışında anlaşılması ve uygulanması gerektiğinin kabulü sonucuna ulaşılır ki, bunun hiçbir kanuni dayanağı olmadığı, sanık aleyhine yasa yorumlanarak durumu ağırlaştırılamayacağı gibi ayrıca modern ceza hukukunun temel ilkelerinden olan ve 5237 Sayılı Kanun'un 2.maddesinde belirtilen aleyhe yorum yasağı ilkesine ve kanun koyucunun iradesine de aykırıdır. 4721 sayılı Medeni Kanun'un 18/2. maddesindeki, “kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz” şeklindeki açık düzenleme ile bu hükmün Türk Ceza Kanun'u açısından uygulanmayacağına ilişkin herhangi bir kanuni düzenlemenin olmaması karşısında, kayın hısımlığı ilişkisi, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesi ile ortadan kalkmayacağından, suç tarihinde eski kayın pederi olan katılana karşı işlediği mala zarar verme suçundan dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1. maddesinin uygulanması gerekliliği nedeniyle kararın bozulması gerektiği düşüncesi ile; çoğunluğun onama gerekçesine iştirak edilmemiştir.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, kızının 2018'de boşandığı eski kayınpederine ait aracı yakarak zarar vermiş; ilk derece mahkemesi mala zarar vermeden beraat etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıp TCK 151/1 ve 152/2-a'dan mahkum etmiştir. Sanık ve katılan hükmü temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Delil değerlendirmesine, suç vasfına ve TCK 61/1 ile 3/1'deki orantılılık ilkesine uygun olarak temel cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığında hüküm onanır. (Karşı oyda, TMK 18/2 gereği kayın hısımlığının boşanmayla sona ermeyeceği, bu nedenle TCK 167/1 şahsi cezasızlık/indirim hükmünün uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür.)

Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün oy çokluğuyla ONANMASINA (karşı oy mevcut).

Dava Strateji Notu: Malvarlığına karşı suçlarda TCK 167 (akrabalar arası şahsi cezasızlık/indirim) uygulanabilirliği için hısımlığın devam edip etmediği kritiktir; karşı oya göre boşanma kayın hısımlığını kaldırmaz (TMK 18/2), bu da eski kayınpedere karşı suçta 167/1'in gündeme gelebileceği anlamına gelir. Bu tartışmalı konuda 167 savunması ısrarla ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla