Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/418 E. , 2026/1294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2779 E., 2021/2585 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16.0
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/418 E. , 2026/1294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2779 E., 2021/2585 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16.09.2021 tarihli ve 2021/381 Esas, 2021/613 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan 5 yıl 6 mahkûmiyetine dair kararına yönelik istinaf talebinde bulunulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 29.09.2023 tarihli ve 2023/1680 Esas, 2023/1720 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kesin nitelikte olmayan bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafiisine 10.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği ancak müdafii tarafından temyiz edilmediği, sözkonusu bölge adliye mahkemesi kararının ayrıca suça sürüklenen çocuğa tebliğe gönderilmeden bu haliyle kesinleşme şerhi düzenlenmiş ise de; suça sürüklenen çocuk müdafiince süresinde gerekçeli temyiz talebinde bulunulmaması nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince verilen 27.12.2021 tarihli ve 244-1662 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, suca sürüklenen çocuğun 03.08.2023 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, bölge adliye mahkemesinin temyiz isteminin itiraz kapsamında olduğuna ve temyiz isteminin reddine ilişkin 29.09.20 23... .12.2024 tarihli ek kararlarının hukuken yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan ön inceleme neticesinde ise; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2017/181 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; mağdura yönelik yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2019/2089 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvularının kabulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 16.09.2021 tarihli ve 2021/3 81... /613 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; mağdura yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası, ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/2779 Esas, 2021/2585 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça sürüklenen Çocuğun Temyiz İstemleri Suçu işlemediğine, teşhis edilmediğine, görüntülerdeki şahıs olmadığına, beraat kararı verilmesi, gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2019 tarihli ve 2017/181 Esas, 2019/254 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli 2019/2089 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı temyiz hakkını etkilememiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilâmı temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir(YCGK,T:30.04.2025 E:2024/6-490,K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2019/2089 Esas, 2021/777 Karar sayılı kararı sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen kararların hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.