İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/4220 Karar: 2026/1232 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/4220 K.2026/1232

6. Ceza Dairesi 2025/4220 E. , 2026/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/372 E., 2025/227 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma kurulan hükümlerin te

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/4220 E. , 2026/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/372 E., 2025/227 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma kurulan hükümlerin te

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/4220 E. , 2026/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/372 E., 2025/227 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, red Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın katılanlar vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2024/372 Esas, 2025/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, katılanlar .... ve...'a karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 150/2, 168/3, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a karşı işlediği nitleikli yağma suçundan ise 149/1-a-c-h, 150/2, 168/3, 35/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafisinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili katılan beyanlarına rağmen mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Sanığın özgülenen kastının mağdurların üzerindeki bütün parayı almaya yönelik olması ve mağdurların üzerinde bulunan bütün parayı almış olması karşısında, sanık hakkında TCK 150/2 maddesi uyarınca değer azlığı hükümlerinin uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılanların etrafının 7 kişi tarafından çevrildiği ve 5 tanesinin yüzünün kapalı olduğu olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-b maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında katılan ...'a yönelen eylemi nedeniyle hüküm kurulurken önce teşebbüs hükümleri uygulanarak indirim yapılması gerekirken, malın değerinin azlığı ve etkin pişmanlık hükümleri gereği indirim yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, eleştiri dışında hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2025 tarihli hükmünün BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin belirlenen hüküm fıkrasının mahsus yerine; "Hüküm tarihindeki yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 48.000,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılanlara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay bozması sonrasında sanığı iki katılana yönelik tamamlanmış nitelikli yağmadan 3 yıl 4 ay, üçüncü katılana yönelik teşebbüs aşamasında kalan yağmadan 1 yıl 8 ay hapisle cezalandırmıştı. Kararı sanık müdafii, vekâlet ücreti yönünden katılanlar vekili ve değer azlığı indirimine karşı çıkan o yer Cumhuriyet savcısı ayrı ayrı temyiz etti.

Hukuki İlke: Hüküm kurulurken indirimler 5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesindeki sıraya göre uygulanmalı, teşebbüs indirimi değer azlığı ve etkin pişmanlıktan önce yapılmalıdır; ancak sıraya aykırılık sonuç cezayı değiştirmiyorsa bozma nedeni olmaz. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine tarifeye göre vekâlet ücretine hükmedilmesi ise zorunludur ve bu eksiklik Yargıtayca giderilebilir.

Uygulama Sonucu: Hüküm, vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle bozulup CMK 303 uyarınca hüküm fıkrasına 48.000,00 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınıp katılanlara verilmesi ibaresi eklenerek düzeltilerek onandı; katılanların etrafının 7 kişiyle çevrilmesine rağmen 149/1-b'nin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından dokunulmadı.

Dava Strateji Notu: Katılan vekili için ders nettir: hüküm fıkrasında vekâlet ücreti unutulmuşsa bu tek başına temyiz sebebi yapılabilir ve Yargıtay yeniden yargılamaya gerek kalmadan düzeltir. Savcılık aleyhe temyiz etmedikçe uygulanmayan nitelikli hâller sanık aleyhine sonradan devreye sokulamaz; bu, aleyhe başvuru süresinin kaçırılmasının kalıcı sonuç doğurduğunu gösterir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla