KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/4439 E., 2025/11906 K.
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
Karar Detayı
334 kelime·2 dk okuma
KANUN YARARINA BOZMA Şantaj suçundan sanık ... 'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107/2. maddesi delaletiyle 107/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2019 tarihli ve 2019/508 esas, 2019/774 sayılı kararının istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olduğuna dair Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2024 tarihli ve 2019/508 esas,
2019/774 sayılı ek kararına karşı sanık tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2024 tarihli ve 2024/810 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 18.06.2025 gün ve 94660652-105-17-29644-2024-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.07.2025 gün ve 2025/85053 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur.
Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği nazara alındığında,
somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren Hakim ...'un yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.