Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/468 E. , 2025/2636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1411 E., 2024/917 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümleri
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/468 E. , 2025/2636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1411 E., 2024/917 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I- Katılanlar Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Nitelikli Yağma Suçundan Mahkumiyet Kararına Yönelik Temyiz Talebinin Yapılan İncelemesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 gün, 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Bu bağlamda katılanlar ... ve ...'un 21.02.2024 tarihli duruşmada sanık ...'tan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmiş oldukları anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un maddesi hükmü de nazara alınarak katılan sıfatı bulunmayan ve bu nedenle sanık ... hakkındaki hükmü temyiz etmeye hakları olmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, II-) Sanık ... Hakkında Nitelikli Kasten Yaralama ve 6136 sayılı Yasaya Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin Yapılan İncelemesinde; Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafinin, temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca REDDİNE, III-) Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelemesine Gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanlar vekili dilekçesinde özetle; Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, sanık ...'ın alacağının bulunmadığını, suçtan kurtulmak adına alacağının olduğunu ileri sürdüğünü, 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını belirtmiş, sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle; yağma suçunun unsurlarının oluşmadığını, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, sanığın diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde olmasının mümkün olmadığını, sanığın yağma suçuna sebebiyet verecek bir eyleminin bulunmadığını, üst hadden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın diğer sanık ... tarafından kandırıldığını ileri sürmüş, sanık ... müdafii ise dilekçesinde özetle; katılanların beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu, katılanların beyanlarına destekler somut bir delil bulunmadığını, sanığın çabasının katılanlardan alacağını almak olduğunun tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiğini belirtmiş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar ..., ... hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, katılanlar vekilinin (sanık ... hakkındaki hüküm yönünden) ve sanıklar ..., ... müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan sonuç ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süreye nazara alınarak sanık ... Müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 inci madde uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.