İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/549 Karar: 2025/4683 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/549 K.2025/4683

6. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/4683 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/316 E., 2024/1191 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama - Bozma Yapı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/4683 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/316 E., 2024/1191 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama - Bozma Yapı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/549 E. , 2025/4683 K. "İçtihat Metni" İSTİNAF SONRASI TEMYİZ T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/316 E., 2024/1191 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama - Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan bir kısım hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Tüm sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinin içeriği incelendiğinde temyiz taleplerinin sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen beraat hükümleri temyiz incelemesi kapsamı dışında tutulmuştur. A. GENEL AÇIKLAMALAR VE GEREKÇE A.I. 2019/36154 Esas Numaralı İddianame Yönünden 1. Sanıklar hakkında Ankara Ulus Rüzgârlı Caddesi Halk Taksi Durağı'nda çalışan bir takım mağdurların şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/94934 soruşturma numaralı dosyası üzerinden tahkikata başladığı, soruşturma sürecinde Barbaroslar olarak bilinen şüphelilerin eylemlerinin örgütsel bir faaliyet çerçevesinde yürüttükleri sonucuna ulaşıldığı, soruşturmanın bu nedenden dolayı örgütsel bağ üzerinde yoğunlaşarak yürütülmeye başlandığı, şüpheliler hakkında 2016 yılında gözaltı işlemlerinin yapıldığı, buna dair iddianamenin 30 Eylül 2016 tarihinde düzenlenerek 2019/36154 Esas Numaralı İddianame ile kamu davası açıldığı, bu iddianaeme ile hukuki kesintinin gerçekleştiği, akabinde yargılama sırasında tahliye olan ve tutuklanmayan bir takım sanıkların örgütsel eylemlere devam ettiklerinden bahisle 2019/21657 Esas ve 2019/19545 Esas Numaralı iddianamelerin düzenlendiği, bu iddianameler ile açılan kamu davalarının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/338 Esas Numaralı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek bu üç iddianame ile açılan kamu davaları hakkında hüküm verildiği görülmektedir. 2. İlk derece mahkemesi tarafından kabul edilen ve Bölge Adliye Mahkemesi'nce de hukuka aykırılık görülmeyen örgütsel şemaya göre "...’un söz konusu örgütü kurduğu, sanıklar ... ve ... ile söz konusu örgütü yönettiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ın örgüt yöneticisi olan sanıklar ..., ... ... ve ...‘un talimatları ile hareket ederek suç örgütüne üye olduklarının belirtildiği görülmektedir. 3. Yine kabule göre, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın söz konusu yağma suçlarını Rüzgârlı Halk Taksi Durağı'nda çalışan şoförlere karşı; sanıklar ..., ... ve ...'un söz konusu yağma suçlarını Armutlu Taksi Durağı'nda çalışan şoförlere karşı, mağdur ...‘ın beyanında geçtiği üzere ...'un yağma suçunun örgüt kapsamında mağdura karşı işlediği ifade edilmektedir. 4. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde "Mağdurların soruşturma aşamasında çelişki içermeyen beyanları, tape kayıtları, teknik incelemeye ilişkin fiziki takip fotoğrafları ve sanık savunmaları beraber değerlendirildiğinde; sanık ... önderliğinde kurulan suç örgütü kapsamında sanıklar ... ... ve ... ...'un yönetiminde söz konusu taksi duraklarında yıllarca haraçların alındığı bu haraçların gündelik olduğu ve toplanan paraların sanıklar ... ve ...’un uhdesine teslim edildiği anlaşılmıştır." denmek suretiyle sanıklar ... ve ...'un taksi duraklarından zorla toplanan paraların teslim edildikleri kişiler oldukları ifade edilmektedir. 5. İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ... ve ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 220/4-5. maddesi delaleti ile işlenen tüm suçlardan örgüt yönetici sıfatıyla sorumlu oldukları belirtilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 6. Sanıklar hakkında örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kesin olduğu, bu nedenle temyiz incelemesine konu edilemeyeceği tespit edilmiştir. 7. Sanıklar hakkında soruşturma aşamasında şikâyetçi olan ana dosya mağdurlarının, kovuşturma aşamasında beyanlarından dönerek şikâyetten vazgeçtikleri ve katılma taleplerinin olmadığı anlaşılmaktadır. 8. Sanık ...'un Rüzgarlı Halk Taksi Durağı'na oğlu ...'u, usulüne aykırı şekilde durak başkanı yaparak durağın kontrolünü ele aldığı, durakta çalışan taksicilerden her gün sabah ve akşam ayrı ayrı olmak üzere toplamda her gün 25'er TL para topladığı tüm dosya kapsamı, istikrarlı ve tutarlı mağdur beyanları, tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, sanık savunmaları ve tanık beyanları göz önüne alındığına sabittir. 9. Bu para toplama eylemi sırasında her gün toplanan paraların sanık ...'un eşi olan sanık ...'a teslim edildiği, dosya arasında yer alan ve mağdur ... ile sanık ... arasında geçen telefon konuşmaları, fiziki takip sonucu paraların teslim edildiği anda çekilen fotoğraflar ve mağdurların istikrarlı beyanları karşısında sabittir. 10. Armutlu taksi durağında çalışan mağdurlar ... ile ...'nin beyanlarında, sanık ...'un kardeşi olan ve ölen sanık ...'un taksi durağının yönetimini fiilen ele geçirdiği, örgütün korkutucu gücünü kullanarak, tehditle ve zorla aynı durakta çalışan sanıklar ... ve ... vasıtası ile her gün 20 TL para aldığını, bu paraların ölen sanık ...'un eşi sanık ...'ta toplandığını ifade ettikleri, bu hususun dosya arasında yer alan tape kayıtları, paraların sanık ...'a teslim edildiği anlara ilişkin fotoğraflar ve sanık ...'un tevilli ikrarı sonucu sabit olduğu görülmektedir. 11. Rüzgarlı ve Armutlu Halk Taksi Durağı'nda çalışan mağdur taksicilerin beyanları incelendiğinde, sanıklar ... ve ... hakkında doğrudan bu yasa dışı para toplama eylemine katıldıklarına ilişkin beyan bulunmadığı, mağdurlardan yalnızca ...'ın 26.06.2015 tarihli beyanında sanık ... ve ...'tan bahsettiği, mağdur ...'nin de sanık ...'tan yine aynı tarihli beyanında bahsettiği görülmektedir. Yine mağdur beyanları incelendiğinde mağdurlar ... ve ...'nün "..., ... ve ...'un durakla alakaları yoktur, ancak herhangi bir kavga olduğunda gelirlerdi." şeklinde ifade verdiği, sanık ... ve ... ile müdafileri savunmalarında, sanıkların işleri ile kardeşi olan ... ve çocuklarının işlerinin ayrı olduğu, tarafların küs olduğu, birbirlerinin ticari faaliyetlerine karışmadıkları, söz konusu olan taksi duraklarında gerçekleştiği iddia olunan eylemlerden haberleri olmadıklarını beyan etmektedirler. Mahkemenin sanıklar ... ve ... hakkında "Sanıkların üzerine atılı örgüt yöneticiliği ve üyelikleri yönünden değerlendirme yapılırken, dosyada bulunan iki iddianamede de bulunan tape kayıtları, mağdur beyanları ve sanık savunmaları beraber değerlendirilmiştir. ...’un söz konusu örgütü kurduğu, sanıklar ... ve ... ile söz konusu örgütü yönettiği kabulü ile değerlendirme yapılmıştır...Mağdurların soruşturma aşamasında çelişki içermeyen beyanları, tape kayıtları, teknik incelemeye ilişkin fiziki takip fotoğrafları ve sanık savunmaları beraber değerlendirildiğinde; sanık ... önderliğinde kurulan suç örgütü kapsamında sanıklar ... ... ve ... ...'un yönetiminde söz konusu taksi duraklarında yıllarca haraçların alındığı bu haraçların gündelik olduğu ve toplanan paraların sanıklar ... ve ...’un uhdesine teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde ..., ... ve ... ... hakkında yağma suçu yönünden mahkûmiyet kararları verilirken, yöneticilik vasfi sanıklar hakkında kabul edildiğinden her bir mağdura karşı sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir." denmek suretiyle, sanıkların örgüt şeması içerisindeki yönetici konumlarının ileri sürülen savunma ve deliller karşısında gerekçelendirilmediği, Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 12. Sanıklar ... ve ...'ın söz konusu eylemler içerisindeki konumu ve delil durumları incelendiğinde; sanıkların Rüzgarlı Halk Taksi Durağı'nda yaşanan zorla para toplama eylemine katıldıklarına ilişkin mağdurlardan ... ve ...'nün soruşturma aşamasına verdikleri ifadelerinde beyanlarının bulunduğu, söz konusu beyanlarda sanık ... için "5 TL toplayıp 3 TL'sini dayısı ...'a veip 2 TL'yi cebine atıyordu." ifadelerinin yer aldığı , sanık ... açısından ise diğer sanıklarla birlikte ismi sayılarak "taksi durağının sahibi olduklarını söyleyerek bizden para alırlardı." beyanları bulunduğu, durakta çalışan diğer 14 mağdurun sanıklardan bahsetmediği, sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmektedikleri anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçesinin ilgili kısımlarının "Sanıkların üzerine atılı örgüt yöneticiliği ve üyelikleri yönünden değerlendirme yapılırken, dosyada bulunan iki iddianamede de bulunan tape kayıtları, mağdur beyanları ve sanık savunmaları beraber değerlendirilmiştir. ...’un söz konusu örgütü kurduğu, sanıklar ... ve ... ile söz konusu örgütü yönettiği kabulü ile değerlendirme yapılmıştır...Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın örgütte üye olarak bulundukları; sanıklar ... ve ...‘un toplanan paraları uhdelerine alarak örgüt bünyesine kazandırdıkları, diğer sanıkların ise gerek taksi şoförlerine gerekse de mağdur ...’a sürekli olacak şekilde farklı tarihlerde cebir ve tehdit uygulayarak yağma suçlarını işledikleri, bu şekilde kabul edilen eylemler ile örgüt üyesi oldukları kanaati ile mahkumiyet kararları verilmiştir." şeklinde olduğu, mahkemenin sanıklar hakkındaki iddia, deliller ve savunmayı birbiri ile ilişkilendirmeksizin yetersiz gerekçe ile hüküm kurduğu, Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 13. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma eylemine ilişkin tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanıklar ... (ifadelerde ... ... olarak bahsedilen) ve ... kardeşlerin yer parası adı altında her gün kendisinden zorla 30 TL aldıklarını beyan ettiği, şikayetini geri alması hususunda tehdit edildiği telefon konuşmasına ilişkin tape kayıtlarının dosya arasında bulunduğu, bu konuşmalarda da sanık ...'ın kendisinden zorla yer parası aldığından bahsettiği, mağdura yönelik nitelikli yağma eyleminden dosyanın diğer mağdurlarının da ifadelerinde bahsederek doğruladığı anlaşılmakla, sanık ...'un atılı suçu işlediğinin sabit olduğu görülmüştür. Fakat; İlk derece mahkemesinin mağdura yönelik eylem yönünden sanıklar ..., ..., ... hakkında da mahkûmiyet kararı verdiği, sanık ... hakkında beraat kararı verdiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Söz konusu mahkumiyet hükümlerinin gerekçesi incelendiğinde; "Mağdur ...‘ın beyanında geçtiği üzere ...' un yağma suçunun örgüt kapsamında mağdura karşı işlediği nazara alınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ayrıca örgüt yöneticisi olan sanıklar hakkında da mahkumiyet kararları verilmiştir." denmek suretiyle iddia, savunma ve deliller arasında bağlantı kurmadığı ve hükmünü gerekçelendirmediği tespit edilmekle Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 14. Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... örgüt kurucusu ve yöneticisi sıfatı ile, 5237 sayılı Kanun'un 220/4-5. maddesi uyarınca örgüt faaliyeti kapsamında işlediği kabul edilen her bir suçtan ayrı ayrı sorumlu kabul edilelerek cezalandırılma cihetine gidilmiş ise de; yukarıda gerekçesi açıklanan ve işledikleri sabit olduğu tespit edilen fiiller dışındaki hükümler yönünden; Suç örgütü nedeniyle sorumluluğu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 220/5. fıkrası; "Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır." hükmünü içermektedir. Madde gerekçesi ise; "Maddenin beşinci fıkrasında, örgüt yöneticilerinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Örgüt yapısı içinde, kendisine suç işlemek gibi örgütün amacına uygun bir görev verilen kişi bu görevini yerine getirmezse, hemen yerine bir diğeri rahatlıkla ikame edilebilmektedir. Bu nedenle, örgütün yöneticisi konumunda olan kişiler, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak sorumlu tutulmalıdırlar..." şeklindedir. 5237 sayılı Kanun’un 220/5. maddesinin gerekçesi bu sorumluluğu açıklamaktadır. Elbette bu durumda örgüt yöneticisinin somut olayda örgüt üyesi ve işlenecek amaç suç üzerinde hakimiyet, kontrol, bilgi ve yönlendirme güç ve yetkisinin olması halinde uygulama alanı bulacaktır. Bu alanı daraltma değildir. En azından müdahale edip suçun işlenmesinin önüne geçebilecek bilgi ve etkisinin olmasının veya yönlendirebilme konusuna yeterli hakimiyeti bulunması ya da örgütün üzerinde genel bir etki gücünün ya da bölgesel de olsa (onay makamı) konumunun olması aranmalıdır. Bu da kanunun gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır. (Suç örgütü) hiyerarşisi, devamlılığı, disiplini olan ve devlet içinde devlet olmayı hedefleyen toplumu etkileyen düzeni geniş çapta bozan suç işleyen kendine göre kurumsallaşmış karmaşık bir yapılanma ağını kapsar. Suç işlemek için örgüt kurmada bir veya birkaç suç işlendikten sonra daha programlanmış suçları işlemek için örgüt devam eder. Örgüte iştirak eden failler işlenen suçtan dolayı iştirak gereği cezalandırılır, yani katkıda bulunana uygulanır. Örgüt kurucuları kendi başlarına veya başkaları ile anlaşma yapılmasını başlatandır. Faaliyeti ile örgütün doğmasına sebebiyet vermektedir. Örgüt yönetenler ise üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyen, koordine edenlerdir. Bazen bir suç örgüt yöneticisi bizzat veya başka örgüt ile müşterek fail olarak suç işlediğinde 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi, azmettirmesinde ise 5237 sayılı Kanun’un 38. maddesinin tatbiki düşünülür. Örgüt yöneticisi katılmayıp, örgüt mensuplarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlarında ise 5237 sayılı Kanun’un 220/5. maddesine göre sorumludur. Suç örgütü mensubunun ceza sorumluğunun belirlenmesinde elbette 5237 sayılı Kanun’un 220. maddesinde gösterilen sınırlar ve unsurlar üzerinden hareket edilmelidir ama suçlar bakımından anılan yasanın 37 ile 41. maddelerinde kurduğu sistemi tabiki gündeme gelecektir. Suç örgütü yöneticisi bizzat veya bir başka örgüt mensubu ile müşterek fail olarak suç işlediğinde ya da bir örgüt mensubuna talimat vererek suç işlemeye azmettirerek örgüt yönetici olmanın sağladığı üstünlük nedeniyle azmettirici olmakla birlikte (fail) sayılıp cezalandırılması gerektiğinde örgüt yöneticisi 5237 sayılı Kanun’un 37 ve belki de azmettirici 5237 sayılı Kanun’un 38. maddesine göre ceza alacaktır. Bu durumda 5237 sayılı Kanun’un 220/5. maddesinin uygulama alanı bulunmayacaktır. Çünkü bir suçtan iki defa ceza verilmesi mümkün değildir. Örgüt yöneticisi bizzat, azmettiren olarak katılmadığında örgüt mensuplarının örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tüm suçlardan örgüt yönetici örgüt ve örgüt mensupları üzerinde kurduğu hakimiyet, kontrol, talimat, hiyerarşi ve emir-komutanın bir sonucu olarak uygulanır. Bu hükümle farazi bir azmettirme düşünülmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 220/5. maddesinin gerekçesi bu sorumluluğu açıklamaktadır. Elbette bu durumda örgüt yöneticisinin somut olayda örgüt üyesi ve işlenecek amaç suç üzerinde hakimiyet, kontrol, bilgi ve yönlendirme güç ve yetkisinin olması hâlinde uygulama alanı bulacaktır. Bu alanı daraltma değildir. En azından müdahale edip suçun işlenmesinin önüne geçebilecek bilgi ve etkisinin olmasının veya yönlendirebilme konusuna yeterli hakimiyeti bulunması ya da örgütün üzerinde genel bir etki gücünün ya da bölgesel de olsa (onay makamı) konumunun olması aranmalıdır. Bu da kanunun gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır. (Suç örgütü) hiyerarşisi, devamlılığı, disiplini olan ve devlet içinde devlet olmayı hedefleyen toplumu etkileyen düzeni geniş çapta bozan suç işleyen kendine göre kurumsallaşmış karmaşık bir yapılanma ağını kapsar. Örgüt suçlarında bir unsur fikir alış verişinde bulunup paylaştıkları, plan ve program yapıp eylem hazırlığı yaptıkları zeminin de bu özelliği ile yerleri olmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.4.2007 günlü, ve 2006/253 Esas, 2007/80 sayılı Kararında bu husus vurgulanmaktadır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 14.03.2018 günlü ve 2015/1931 Esas, 2018/2093 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; "Suç örgütü kavramı, suç örgütüne üyelik, iştirak ve suç örgütüne yardım etme kavramlarına yönelik bilgiler ışığında; suç işlemek amacıyla örgüt kuran ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olan sanıkların, devamlılık içeren kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacı ile bir araya gelip aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın bulunduğuna, hiyerarşik yapılanmayı gösteren emir komuta zinciri ile altlık üstlük ilişkisinin varlığına ve adı geçen sanıkların faaliyetleri ile örgütün doğmasına veya üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyip koordine ederek örgütüne yarar sağlama maksadıyla eylemlerini gerçekleştirdiklerine ilişkin kesin, inandırıcı kanıtların karar yerinde açıklanıp tartışılması gerekir. (Örn: Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.12.2015 gün, 2014/4531, Esas, 2015/46343 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.10.2016 gün, 2013/16528, Esas, 2016/6448 Karar sayılı ilamı) Dairemizin yerleşik uygulamalarında da dikkat çekildiği üzere ilgili madde ve gerekçesi nedeniyle adeta kusursuz sorumluluk gibi sadece örgüt yöneticisi olması mahkumiyet için yeterli kabul edilmez. Örgüt üyesi olduğu iddia ve kabul edilen kişilerin yöneticinin izni dahilinde en azından bilgisi dahilinde örgüt adına ve örgüte yarar sağlamak amacıyla örgüt faliyeti kapsamında işledikleri suçlardan sorumluluk kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun’un 220/5. maddesi uyarınca cezalandırma yoluna gidilmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; yukarıda gerekçesi açıklanan ve işledikleri sabit olduğu tespit edilen fiiller dışındaki hükümler yönünden; sanıklar ..., ... ve ... hakkında örgüt yöneticiliği suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği esastan red kararları sonucu kesinleştiği görülse de; sanıkların örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince sorumlu tutulabilmesi bakımından en azından asgari düzeyde eylemden bilgisinin olması gerekmekle, söz konusu eylemden haberdar olmaması halinde sırf örgüt yöneticisi olması sebebiyle kendisine kusursuz sorumluluk yüklenemeyeceği, sanıkların hiyerarşik yapılanma dahilinde, emir komuta zinciri ve altlık üstlük ilişkisi içerisinde eyleme katıldığına dair somut delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. 15. Her ne kadar sanık ... hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; adı geçen mağdurların beyanlarında sanıktan bahsetmedikleri, sanığın söz konusu taksi durağından devamlı suretle tehdit ve cebirle para toplanması eylemine örgütsel anlamda ne suretle iştirak ettiği hususunun, savunma, iddia ve delillerin değerlendirilerek gerekçelendirilmediği anlaşılmakla; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 16. Her ne kadar sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; adı geçen mağdurların beyanlarında sanıktan bahsetmedikleri, sanığın söz konusu taksi durağından devamlı suretle tehdit ve cebirle para toplanması eylemine örgütsel anlamda ne suretle iştirak ettiği hususunun, savunma, iddia ve delillerin değerlendirilerek gerekçelendirilmediği anlaşılmakla; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-g maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. 17. Sanıklar hakkında ana dosya yönünden örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma suçlarından verilen mahkûmiyet kararları Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ise de,aynı sanıklar hakkında birleşen 2019/21657 sayılı iddianame ile aynı suçlardan dava açıldığı, birleşen dosya yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararlara yönelik istinaf istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği ve bu kararların ceza miktarı yönünden kesin olduğu anlaşıldığından, oluşan bu çelişki temyizen bozma nedeni yapılmamıştır. A. II. 2019/21657 Esas Sayılı İddianame Yönünden 1. Olay 5 bakımından, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği; İlk derece mahkemesinin kabulüne göre; mağdurlar ... ve ...'in, ana dosya iddianamesine konu olan eylemlerden ötürü sanıkları savcılığa şikâyet ettikleri, bir kısım sanıkların tutuklandıkları, yargılama aşamasında yine bir kısım sanıkların tahliye edildikleri, serbest olan sanıklar ... ve ...'un mağdurları tehdit ederek şikâyetlerinden vazgeçmelerini istedikleri, yine ...'un mağdurların çalıştığı durağa gelerek "bu işin daha rövanşı var, şikâyet eden kim varsa bu durakta çalışmayacak, eğer buraya gelirse hepsini öldürürüm" dediği, sanıklar ... ve ...'un mağdur ...'e "bu saatten sonra senin durakta yerin yok, hissen de yok, artık bu durağa gelmeyeceksin" diyerek çalıştığı durağa sokmadıkları, benzer şekilde mağdur ...'ı da tehdit ederek durağa sokmadıkları olayda; Sanıklar ... ve ... Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 148. ve 149. maddelerinde yer alan yağma suçunun oluşabilmesi için, "Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan..." ve "Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi" tipik eylemlerinden birinin gerçekleşmesi gerekir. Yağma suçu mal varlığına karşı bir suç olmakla, konusu bir taşınır mal yahut bir kişiyi borç altına sokan ya da böyle bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikadır. Somut olayda, mağdurların çalıştığı taksi duraklarına sokulmayarak "hisse gaspı" yapıldığı gerekçesi ile mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanıkların, mağdurların duraktaki hisselerini gösterir bir senet yahut vesikanın cebir veya tehditle alındığını gösterir bir iddia bulunmadığı, dosya arasında yer alan Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası'ndan celbedilen evraklar incelendiğinde 2016 tarihinden sonra durakta yer alan hisseleri gösterir listede mağdurların isminin bulunmadığı, öncesi tarihlere ilişkin evraklarda mağdurların isimlerinin yer aldığı, fakat atılı eyleme ilişkin iddianameye konu eylemin, sanıkların haklarında 2016 Aralık ayında başlayan yargılamadan sonra mağdurları şikayetlerinden dolayı durağa sokmayarak çalışmalarını fiilen engellemeye ilişkin olduğu, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 117/1, 119/1-c-d, 43/2-1. maddelerine uyan zincirleme şekilde iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. (Bu suç yönünden ilk derece mahkemesinde sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet; sanık ... hakkında ise mağdur ...'e yönelik mahkûmiyet kararı verildiği, söz konusu hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.) Sanıklar ... ve ... Yönünden; Gerekçe başlığının A.I.- 11 ve 14 numaralı bentlerinde açıklandığı üzere sanık ... ve ...'un eylemden ne şekilde haberdar olduğu, eyleme ne suretle katıldıkları konusunda iddia, deliller ve savunma arasında bir ilişki kurulmaksızın yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Yine Olay 5 başlığında yer alan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Mağdurun aşamalardaki beyanlarına göre, Rüzgarlı caddesinde seyyar tezgah açmak için çevrede araştırma yaparken kendisine "... ...'nin yanına git, yoksa sana tezgah açtırmazlar" dendiğini, çevrede ... ... olarak bilinen sanık ...'un yanına gittiğinde sanığın kendisine burada iş yapmak istiyorsan her gün için 25 TL vermesi gerektiğini söylediği, kendisinin kabul ettiği ve sanığın iş yapacağı yeri gösterdiği, her gün kendisinden bu paranın tahsil edildiğini belirttiği, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince gerekçe bölümünde " Mağdur ... ...’in seyyar satıcı olarak söz konusu cadde üzerinde çalıştığı esnada örgüt üyesi olan ...’un zor ile her gün para aldığı müştekinin her iki aşamada da vermiş olduğu beyan ile anlaşıldığı kabulü ile sanığın mağdura yönelik yağma suçunu işlediği kanaati mahkememiz oluşmuş bu şekilde bu yönden de sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir." dense de sanık hakkında atılı eylem yönünden beraat kararı verilerek çelişki yaratıldığı fakat bu hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığı ve inceleme dışı kaldığı görülmekle; Sanık ..., ... ve ...'un örgüt yöneticisi sıfatıyla eylemden sorumlu tutularak haklarında mahkûmiyet kararı verildiği görülmüş ise de; Gerekçe başlığının A.I.- 11 ve 14 numaralı bentlerinde ayrıntısı açıklandığı üzere sanıkların eylemden ne şekilde haberdar olduğu, eyleme ne suretle katıldıkları konusunda iddia, deliller ve savunma arasında bir ilişki kurulmaksızın yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Olay 6 ve 7 yönünden; Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma; sanık ... hakkında aynı katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; sanık ...'ın olay yerinde olduğuna ilişkin beyanı, sanık ...'ın dosya arasında yer alan tapelere yansıyan konuşmalarda yine olay yerinde olduğunu ve katılanın sanık ... tarafından tuvalete götürüldüğünü söylediği beyanları, akabinde sanık ... ile sanık ...'ın iş yerinin giriş çıkışını gösterir kamera kayıtlarının silinmesi hususundaki konuşmaları ve katılanın beyanları göz önüne alındığında, sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan ...'a yönelik Olay 7 olarak isimlendirilen nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemine asli fail olarak iştirak ettiklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu, iştiraklerinin yardım etme niteliğinde olup olmadığı veya suç delillerinin yok edilmesi veya gizlenmesi suçunu oluşturma ihtimali tartışılmadan yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Yine Olay 6-7 yönünden, her ne kadar sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik 11.07.2017 ve 17.07.2017 tarihli her iki eylem yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak tek nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; Sanık ...'un örgüt yöneticisi sıfatıyla eylemden sorumlu tutularak haklarında mahkûmiyet kararı verildiği görülmüş ise de; Gerekçe başlığının A.I.-11 ve 14 numaralı bentlerinde ayrıntısı açıklandığı üzere sanıkların eylemden ne şekilde haberdar olduğu, eyleme ne suretle katıldıkları konusunda iddia, deliller ve savunma arasında bir ilişki kurulmaksızın yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Kabule göre ise; 11.07.2017 tarihli eylem yönünden sanıklar ... ve ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/119350 Esas sayılı soruşturması ile soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturma neticesinde nitelikli yağma suçlaması ile açılan kamu davası hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/140 Esas, 2018/273 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, bu karara yönelik istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2019/1662 Esas, 2020/1816 Karar sayılı kararı ile esastan ret kararı veirldiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmasına karşın, sanık ... hakkında bu eylemden örgüt yönetici olması nedeniye 5237 sayılı Kanun'un 220/5. maddesi gereği sorumlu olduğu ve kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen eylemin kasten yaralama değil nitelikli yağma olduğu yönünde tespit yapılarak hukuka aykırı şekilde kasten yaralama suçu yerine nitelikli yağma suçundan mahkum edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Olay 19 yönünden; İddianamede yer alan ve Olay 19 olarak nitelendirilen eylemlerin iki kısma ayrıldığı, ilkinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağma eylemine ilişkin olduğu, ikinci olarak ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma eylemine ilişkin olduğu görülmektedir. Tüm dosya kapsamı, sanıklar ve müdafilerinin savunmaları, sanıklar ve katılanlar hakkında Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları incelendiğinde; aynı katılanların, kendilerine yönelik aynı eylemden dolayı yaptıkları şikâyetler sonucu yürütüldüğü ve kovuşturmaya yer olmadığına kararı (KYOK) verildiği savunma tarafından ileri sürülen; 1) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2019 tarihli ve 2017/166830 Soruşturma, 2019/16979 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar; 2) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2018 tarihli ve 2017/119281 Soruşturma sayılı Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ile; 3) Sanıkların aynı katılanlara yönelik olarak nitelikli yağma ve iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2018 tarihli ve 2018/12277 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucu Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2018/307 Esas, 2021/683 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet kararlarının istinaf edilmesi sonucu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 2022/584 Esas, 2023/2651 Karar sayılı kararı ile, atılı eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturma ihtimaline binaen kovuşturma yapmaya görevli ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, verilen görevsizlik kararı üzerine Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/332 Esas, 2025/43 sayılı kararı ile sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, söz konusu kararın katılanlar vekili tarafından istinaf edildiği, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve henüz kesinleşmediği görülmekle iş bu kararın; Sanıklar hakkında mükerrer yargılamaya neden olunmaması için, araştırılarak dosya arasına alınması, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/332 Esas, 2025/43 sayılı dosyasının akıbeti tespit edilerek kesinleşmemiş ise dosyanın istinaf incelemesi için gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin bozma ilamından haberdar edilerek söz konusu dosyanın dosyamızla birleştirilmesinin sağlanması, bu dosyalar ile ileri sürülen KYOK kararları ile birlikte değerlendirilip tüm sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR 1. Örgüt üyelikleri ve örgüte yardım etme suçları yönünden; 1.1. ... hakkında örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.2. ... hakkında örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.3. ... hakkında örgüt kurma ve yönetme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.4. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.5. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.6. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.7. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.8. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.9. ... hakkında örgüt üyesi olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.10. ... hakkında örgüte yardım etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.11. ... hakkında örgüte yardım etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.12. ... hakkında örgüte yardım etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.13. (2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 5) Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.14. (2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 5) Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.15. (2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 10) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.16. (2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 10) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.17. (2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 10) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.18.(2019/21657 Esas Numaralı İddianame-Olay 12) Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 1.19. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararı verilen 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2016/36154 Esas numaralı iddianame (Ana dosya 2016/338 Esas) yönünden; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 2 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 2 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ... Çoşkun'a karşı kasten yaralama; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 2 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 2 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ... Çoşkun'a karşı kasten yaralama; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında tehdit; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında tehdit; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında tehdit; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya- olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 5 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik iş ve çalışma hürriyetinin ihlali; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 7 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 18 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/21657 esas numaralı iddianame ( Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 18 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 18 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya - olay 18 bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya- işyerinde ele geçirilen mermiler bakımından) yönünden, sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya- işyerinde ele geçirilen tabanca bakımından) yönünden, sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet; 2019/21657 esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme; 2019/21657 Esas numaralı iddianame (Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/197 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama; 2019/19545 Esas numaralı iddianame (Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin birleşen 2019/51 Esas sayılı dosya bakımından) yönünden, sanık ... hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının bozulmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 maddesinde yeralan "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir" hükmü karşısında; ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesi uyarınca bozulmasına ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. 2016/36154 Esas Numaralı İddianame açılan kamu davası hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 2.1. Mağdur ...'na yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.1.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.1.2. Sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.1.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.2. Mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.2.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.2.2. Sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.2.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.3.Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.3.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.3.2. Sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.3.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.4. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.4.1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.4.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.4.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.5. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.5.1. ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.5.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.5.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.6. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.6.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.6.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.6.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.7. Mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 2.7.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASI, 2.7.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.7.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.8. Mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.8.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASI 2.8.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.8.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.9. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.9.1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.9.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.9.3. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15-16 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.10.Mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.10.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.10.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.10.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.11. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.11.1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.11.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.11.3. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15,16 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.12. Mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.12.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.12.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.12.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.13. Mağdur ... Çoşkun'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.13.1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.13.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.13.3. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.14. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.14.1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.14.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.14.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.15.Mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.15.1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.15.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.15.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.16. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.16.1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.16.2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.16.3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-12 ve A.I-15 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.17. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.17.1. Sanık ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.17.2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.18. Mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.18.1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.18.2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 2.19. Mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik; 2.19.1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 2.19.2.Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.I-11,14 numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3. 2019/21657 Esas Numaralı İddianame ile açılan kamu davası hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; 3.1. Olay 5 için kurulan hükümler hakkında; 3.1.1. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.II-1 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3.1.2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ... ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.II-2 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3.2. Olay 6-7 için kurulan hükümler hakkında; 3.2.1. Sanıklar ..., ..., ..., hakkında mağdur ...'a yönelik (17.07.2017 tarihli eylem) nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 3.2.2. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik (17.07.2017 tarihli eylem) nitelikli yağma; sanık ... hakkında aynı katılana yönelik ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.II-3 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3.2.3. Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik (11.07.2017 ve 17.07.2017 tarihli eylemler) nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.II-4 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3.3. Olay 19 için kurulan hükümler hakkında; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik nitekli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesi neticesinde; Gerekçe bölümünün A.II-5 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla