İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/550 Karar: 2025/7829 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/550 K.2025/7829

6. Ceza Dairesi 2025/550 E. , 2025/7829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/482 E., 2024/426 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edileb

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/550 E. , 2025/7829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/482 E., 2024/426 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edileb

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/550 E. , 2025/7829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/482 E., 2024/426 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafilerinin sadece vekalet ücretiyle sınırlı olarak temyiz isteminde bulunduğu, katılan ...'in ise sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundun kurulan beraat ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan düşme kararları aleyhine temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat kararının incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan düşme ve sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan beraat ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan düşme kararlarının incelemesine gelince; 1.Oluş ve dosya kapsamına göre, birden fazla kişi tarafından, katılan ...' in 13.03.2005 günü akşama kadar elleri ve ayakları bağlı bir şekilde evinde alıkonulduktan sonra başka bir yere götürülüp yine elleri ve ayakları bağlı bir şekilde 3 gün boyunca tutulup senetler imzalaması üzerine serbest bırakılması şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu' un (765 sayılı Kanun), 499/1-son maddesi uyarınca nitelikli yağma, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un (5237 sayılı Kanun), 149/1-a,c,d,h maddesinde düzenlenen nitelikli yağma ve anılan Kanun'un 109/2-3-a,b. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını oluşturduğu; 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca hükümlüler yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sanıkların eylemine uyan 765 sayılı Kanun' un 499/1-2. cümle maddesinde belirtilen nitelikli yağma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/2, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa'nın aynı suça uyan 149/1-a,c,d,h, 109/2-3-a,b, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her iki kanun açısından da olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin 22... ay olduğu, suç tarihinin 13.03.2005 olduğu, iddianame tarihinin 16.02.2012, sanıklar ..., ..., ...' in sorgu tarihlerinin 13.09.2012, sanıklar ... , ... 'nın sorgu tarihinin 20.12.2012, sanık ...'ın sorgu tarihinin 29.01.2013 ve sanık ...'ın sorgu tarihinin 15.03.2014 tarihi olduğunun anlaşılmakla zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığı gözetilmeden eylemde meydana gelen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 765 sayılı Kanun'un 499/1-2. cümle kapsamındaki nitelikli yağma suçunun bir unsuru olduğu değerlendirilmeden ayrı bir suç olarak belirtilip sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında zamanaşımı nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Katılana yönelik eylemlerin, sanıklar ..., ..., ..., ... tarafından gerçekleştirildiği ya da azmettirdiğine ilişkin katılan ...'in tahmine dayalı beyanları dışında delil elde edilmediğinden ''Şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gözetilerek, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerde koşulları olsa bile, “durma” “düşme" veya “ceza verilmesine yer olmadığı” kararı verilemeyeceği halde, 5271 sayılı Kanun'un 223/9 maddesine aykırı olarak düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.a- Sanık ... her ne kadar savunmasında, olay yerine katılan ...'nın kendisini araması nedeniyle gittiğini ve katılanı elleri önden bağlı darp edilmiş şekilde gördüğünü onu kaçıran şahısların kendisini de ellerini ve ağzını bağladıklarını, darp ettiklerini ve senet imzalattıklarını belirtip üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, sanık ...'ın vücudunda darp ve cebir izine rastlanılmadığına ilişkin doktor raporu, tanık ... 'un aşamalardaki beyanlarında, "sanık ...'ın kendisine borcu olduğunu, borcunu ödemesini istediğinde, sanığında katılandan alacağı olduğunu, tahsil etmek amacıyla gittiğini, katılanı tartaklayıp darp ettiğini ancak parayı alamadığını söylediği" şeklindeki beyanı, 13.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, 14.03.2005 günü saat: 14.20'de “avradını s...ceğim ... Bey” yazılı mesajlarını gönderen ... numaralı telefon ile 7 kez görüşme kaydının olduğu, yine tanımadığı belirttiği diğer sanık ... ile 15.03.2005-19.03.2005 tarihleri arasında 7 kez görüşme kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. b-Sanık ... savunmasında, sanık ...'ı tanıdığını, 05...22 No.lu telefonu abonelik sözleşmesinin aksine 2007 yılından itibaren kullandığını belirterek üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, ... No.lu telefondan katılanın telefonuna 25.03.2005 günü saat: 17.55'de “... Bey telefonu aç bize bir seysoyle” 28.03.2005 günü saat: 19.25'de “Dayi senin sözün böylemi sen yanlış yapiyorsun, bana mesajla Avukatin telefonun gönder, su isi baslatalim, biz senin yanindayız, kendine iyibak” yazılı mesajlarını gönderildiği, 05...22 No.lu telefonun ... GMS şirketinin 19.01.2009 tarihli yazısı ve ekindeki abonelik sözleşmesine göre 31.08.2002 tarihinden itibaren sanık ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, 09.08.2005 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı ile katılan ...'in sanığı teşhis ettiği; diğer katılan ...'ün 16.12.2005 tarihli ifadesinde kendine gösterilen fotoğraflardan sanığı teşhis ettiği; katılan ...'in 20.12.2012 tarihli oturumda “... Ayrıca huzurda bulunan diğer sanık ... ise olay tarihinde elinde bıçak ve sopa olduğu halde beni merdiven boşluğunda döven şahıslardan biridir. Ben şahsı bizzat gördüm...“ şeklinde beyanı ile teşhisinde ısrarcı olduğu, ayrıca sanık ... ifadesinde, 2005 yılında hiç ... ilçesine gitmediğini belirtmiş ise de, her ne kadar olayın meydana geldiği 13.03.2005- 16.05.2005 tarihleri arasında iletişim tespitine göre sanığın kullanımındaki ... No.lu telefondan sinyal alınamamış ancak olay tarihi öncesi 10.03.2005-11.03.2005 tarihleri arasında ... ilçesine bağlı ... beldesinde sinyal verdiği tespit edilmiştir. c-Sanık ... savunmasında, sanık ...'ı tanıdığını, suç tarihinde hangi telefon hattını kullandığını hatırlamadığını, ... ilçesine hiç gitmediğini ve diğer sanık ...'ı hiç tanımadığını belirterek üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, ... No.lu telefonun ... GMS şirketinin CD içeriğine göre 16.11.2002-26.12.2005 tarihleri arasında sanık ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, katılan ...’in 09.08.2005 günlü teşhis işlemine göre de sanığı pol-net sisteminde bulunan resminden teşhis ettiği, olayın diğer katılanı ...’ün 16.12.2005 günü Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan beyanında “... şimdi bana göstermiş olduğunuz fotoğraflardan da teşhis ettiğim ..., ... ve fotoğraflardan teşhis edemediğim bir kişi daha olmak üzere toplam 3 kişi önümüzü keserek, bunların içinden ... elinde tutmuş olduğu silahı beni de tutarak kafama dayadı...” şeklinde beyanı ile sanık ...’ı teşhis ettiği, ... 11.04.2022 tarihli talimatla alınan beyanında da sanık ... 'a ait fotoğraflar gösterildiği ve "toplam 5-6 kişi vardı ve bana göstermiş olduğunuz fotoğraftaki bu şahısta bu kişilerin içindeydi, bu kişi de ...'e şiddet uyguladı, kendisini teşhis ediyorum" şeklinde beyanı ile teşhisinde ısrarcı olduğu, ayrıca sanık ... ifadesinde, diğer sanık ...'ı hiç tanımadığını belirtmiş ise de, 13.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanık ...'a ait telefon ile diğer sanık ...'a ait telefonun 15.03.20 05... .03.2005 tarihleri arasında 7 kez görüşmesi olduğunun tespit edilmiştir. d.Sanıklar ..., ... savunmalarında katılanları tanımadıklarını belirtmeleri karşısında, katılanların, sanıklara iftirada bulunması gerektirecek herhangi bir neden ve husumet de tespit edilememiştir. Yukarda açıklanan nedenler karşısında sanıklar ..., ..., ... hakkında suç tarihide dikkate alınarak bir bütün halinde 765 sayılı Kanun'un 499/1-son cümlesindeki yağma suçu oluşturduğu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un aynı suça uyan 149/1-a,c,d,h, 53. maddelerinde düzenlenen nitelikli yağma ve 109/2-3,a,b, 53. maddelerinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3.maddeleri ışığında lehe olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilerek mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan beraat, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozmayı gerektirmiş, katılan ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla