İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/5585 Karar: 2025/10150 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/5585 K.2025/10150

6. Ceza Dairesi 2025/5585 E. , 2025/10150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1960 E., 2024/278 K. MÜŞTEKİ: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 03.09.2020 tarihi

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/5585 E. , 2025/10150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1960 E., 2024/278 K. MÜŞTEKİ: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 03.09.2020 tarihi

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/5585 E. , 2025/10150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1960 E., 2024/278 K. MÜŞTEKİ: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 03.09.2020 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2-3-a-b, 62, 53 maddeleri uyarınca verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından özetle "tekerrüre esas olabilecek ilamın onaylı örneği getirtilip, kesinleşme ve infaz tarihleri ile infaz tarihinden itibaren kanunen ön görülen sürenin geçip geçmediği araştırılmadan, dolayısıyla TCK 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi" gerekçesiyle bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2-3-a-b, 62, 53... . maddeleri verilen 4 yıl 2 ay hapis ve cezanın ikinci kez mükerrirlere ilişkin infaz rejimine göre çekitirlmesine ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkûmiyet hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/38 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 62, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109/2-3-a-b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/1960 Esas, 2024/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, müştekinin çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; İlk derece mahkemesi tarafından "mağdur ...'in suç tarihi öncesinde bir arazi alım satımına aracılık ettiği, bu alım satımda tapu maliki ve satıcı olarak görünen kişi tarafından sahte kimlik belgesi kullanıldığı iddiası üzerine mağdurun da aralarında bulunduğu kişiler aleyhinde soruşturma açıldığı, mağdurun satıcı görünen kişiyi kendisine getiren, onun akrabası olarak bildiği sanık ... ile konuşup suçsuzluğunu kanıtlamaya çalıştığı ve bu amaçla sanık ... ile görüşmek istediği, 17/04/2015 Cuma günü sanık ... ile telefonda konuşup aynı gün 17.00'de ..., Caddesi'nde bulunan pastahanede buluşmayı kararlaştırdıkları, mağdurun saatinde pastahaneye giderek bir masaya oturduğu, 15 dakika kadar sonra sanıklar ... ve ... ile mağdurun ... ... olarak belirttiği kişinin gelerek mağdurun masasına oturdukları, aynı sırada sanıklar ... ve ...'ın da gelip masaya oturdukları, kısa bir konuşmanın ardından daha rahat bir yerde konuşmak bahanesi ile mağduru beraberlerine alıp yürüme mesafesinde olan ... Caddesi, 55/4, ... adresinde, sanık ...'ın tasarrufu altında bulunan bir apart daireye götürdükleri, sanıklar ... ..., ... ... ve ... ...'ın da dairede oldukları, sanık ...'in mağdurun üzerinde bulunan iki adet cep telefonunu aldığı, sanıklar ... ve ...'in mağdura "... ile birlikte bir arsa işi yapmışsın, bu arsayı hileli satmışsınız, bunun karşılığında ...'dan 750.000,00 TL aldıklarını, senden de 750.000,00 TL istiyoruz, bu parayı vereceksin" dedikleri ve mağdura Pazartesi gününe kadar süre verdikleri, sanıklar ..., ... ve ...'in üzerlerinde silah bulunduğunu göre mağdur ...'ın o tarihte eşi olan tanık ...'e telefon ederek bu parayı temin etmesini istediği, tanık ...'in aralarındaki telefon görüşmelerinden eşinin kaçırıldığı kanaatine vararak Polis'ten yardım istediği ve onların yönlendirmesi ile Pazartesi günü eşi mağduru arayıp parayı temin ettiğini, ... AVM'de teslim edeceğini bildirdiği, saat 16.00'dan itibaren adı geçen AVM'de bir pastahanede oturup beklemeye başladığı, buluşma yerinin güvenli olmadığını düşünen sanık ...'nin önce mağdur aracılığı ile, sonra bizzat tanık ... ile telefonda görüşerek uzun süre güvenli olmadığını düşündüğü buluşma yerini değiştirmek için çaba sarf ettiği ancak mağdurun bunu kabul etmediği ve eşi mağduru görmediği sürece parayı vermeyeceğini bildirdiği, saat 21.00 sıralarında yanına gelip oturan sanık ...'ye aynı konuda ısrarcı olduğu, sanığın talimatı üzerine sanık ...'ın mağdurun bulunduğu daireye gittiği ve mağduru dışarı çıkartıp sanık ... ile birlikte bir otomobile bindirerek ... AVM'ye götürdükleri, sanık ...'ın mağduru araçtan indirip sanık ... ile tanık ...'in bulundukları yere götürdüğü, mağdurun onların yanına gidip oturduğu, tanık ...'in polisler tarafından hazırlanan ve içerisinde sahte paralar bulunan çantayı sanık ...'ye verdiği, o sırada müdahale eden polislerin sanıklar ..., ..., ... ... ve ...'ı AVM içerisinde yakalayıp göz altına aldıkları, yapılan üst aramasında mağdur ...'dan yağmalanmış olan ...mini marka ve model cep telefonunun sanık ...'nin üzerinden ele geçirildiği sabit kabul edilmiştir.... üzerinde birlikte hakimiyet kuran sanıkların mağdur ...'ı fidye amacı ile kaçırmalarından sonra sanıkların mağdurun üzerinde bulunan cep telefonunu onun içinde bulunduğu tehdit ortamında almış olmaları nedeniyle amaçlanan fidye elde edilememiş olsa dahi yağma suçunun tamamlanmış olduğu, bu telefonun sanık ... Polis tarafından yakalandığında yapılan üst aramasında ele geçirildiği ve mağdurun eşine teslim edildiği" kabulü ile sanıkların nitelikli yağma suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; 1. Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme dışı sanıklarla birlikte müştekiye ait cep telefonlarını mal edinme kastı ile değil nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının icrasını kolaylaştırmak ve iletişim kurmasını engellemek amacıyla aldıkları, sanıkların yağma kastının 750.000,00 TL paranın alınmasına yönelik olduğu ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, şartları oluştuğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinde tanımlanan teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması, 2. Sanık hakkında hüküm kurulurken şartları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h. maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi 3. Sanığın suç arkadaşlarıyla ile birlikte işledikleri suç nedeniyle inceleme dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ... hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 01.07.2022 tarihli ve 2021/1691 Esas, 2022/1772 Karar sayılı kararı ile verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2025 tarihli ve 2024/4544 Esas sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmakla; dosyalar arasında bulunan fiili ve hukuki irtibat nedeniyle birlikte görülme zorunluluğu; Kabule göre de; Müştekinin ...mini ve ...marka ve model telefonlarının yağmalandığının kabul edildiği, ...mini marka ve model telefonun kolluk tarafından inceleme dışı sanık ...'nin üzerinde yakalandığı ve müştekinin eşi tanık ...'e teslim edildiği, tanık ...'in mahkeme huzurunda "eşim ... 5 günlüğüne hapse girdi, o hapiste iken ... beni aradı, babacan bir tavırla konuşuyordu, bana ...'ın cep telefonunun ve kapşonlu bir bluzu vardı bunların tutulduğu yerde kaldığını, bunları aldığını ve bana bunları vermek istediğini söyledi, ... de ... tarafında bir köftecide buluştuk, ben kendisini ilk defa o gün gördüm, eşimin telefonunu ve kapşonlu bluzunu bana verdi" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldığından, tanığın beyanında geçen telefonun müştekinin yağmalandığı kabul edilen diğer telefonu olup olmadığı belirlendikten sonra müştekiden kısmi iadeye muvafakati sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe (1) bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe (2) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla