Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/561 E. , 2025/8936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/133 E., 2024/540 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/561 E. , 2025/8936 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/133 E., 2024/540 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İlk karar ile son karar ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması, yine aleyhe temyiz olmaması nedeniyle zamanaşımından düşme kararının mağdur ...'e yönelik eylem için olup, yağma suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadığı gerekçesiyle bozma kararına konu oluşturan tek eylem hakkında yerel mahkemece düşme kararı verildiği ve bu hususun temyiz nedeni yapılmadığı, ...'ye yönelik yağma kabul edilen eylemin temyiz sebebi yapıldığı, söz konusu eylemin ise ilk kararla hakkında beraat kararı verilmiş ve temyiz edilmemiş olmasından dolayı kesinleştiğinden, yerel mahkemece herhangi bir kararın verilmemesi gerektiği anlaşılmakla yapılan inceleme de; Dosya içeriğine göre, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2010 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine kararı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.03.2019 tarihli, 2016/3819 Esas, 2019/1880 Karar sayılı kararı ile; sanığın yakınan ...'ye yönelik hırsızlık eylemi hakkında beraat kararı verildiği, yakınan ...'e yönelik tehdit suçundan dolayı mahkûmiyet kararı verildiğini, temyizin konusunun yakınan ...'e yönelik tehdit suçu olduğu tespit edilerek, sadece yakınan ...'e yönelik eyleme yönelik görevli mahkemece karar verilmesine yönelik bozma kararı verildiği, yakınan ...'ye yönelik eylem için sanığın beraatine karar verilmiş olması nedeniyle ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle temyize kabil kabul edilmediği, Bundan sonra görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda mağdur ...'e yönelik eylemin yine tehdit olarak kabul edildiği ve zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verildiği, ilk kararda beraat kararı verilen ve temyiz kapsamı dışında kabul edilmeyen bu nedenle verilen beraat kararı kesinleşmiş olan ...'ye yönelik eyleminden dolayı yağma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, kısa karar da bu durum net anlaşılmasa da gerekçeli kararda mağdurlara yönelik ayrı ayrı anlatım yapıldığı, Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yerel mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma konusu yapılmayan ve kesinleşmiş olan hususta yeniden mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, verilen hükmün yok hükmünde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’deki gerekçeye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.