Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/5777 E. , 2025/9857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/ 82... /248 Karar MAĞDURLAR: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret SUÇLARIN TARİHİ : 2020 yılı yaz ayları, 13.09.2020, 17.01.2021, 20.0
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/5777 E. , 2025/9857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/ 82... /248 Karar MAĞDURLAR: SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret SUÇLARIN TARİHİ : 2020 yılı yaz ayları, 13.09.2020, 17.01.2021, 20.01.2021, 15.02.2021 HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret,Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten nitelikli yaralama suçundan işlem yapılması, mahallinde olanaklı kabul edilmiştir. 1-Sanıklar ... ile ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik silahla tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; İlk derece mahkemesinin 07.03.2023 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kasten silahla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına 5271 sayılı Kanun'un 308/a maddesi kapsamında itiraz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararıyla sözkonusu hükmün kaldırılması üzerine bu kez de sanıklar hakkında silahla tehdit suçundan hüküm kuruduğunun anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce hiç bir karar verilmediği gibi, 5235 sayılı Kanun'un 25 ve geçici 2.maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk derece mahkemesi hükmünün de 07.05.2025 tarihinde verilmesi karşısında, anılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, bu nedenle istinaf talebinin görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin sanıklar hakkında istinaf talebi ile ilgili karar verilmek üzere görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde, Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın müdafiileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile kısmen tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 3-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak, Mağdura yönelik eylemle ilgili olarak tanık ...'.nin ifadesinde yağma eyleminin akşam saatlerinde gerçekleştiğini beyan ederek saat belirtmediği gibi yağma eyleminin gerçekleştiği zaman dilimine dair herhangi bir tespitin de yapılmadığı; ayrıca mağdur ...'in ifadesinde kendisinden yağmalanan alkollü içeceğin değerinin 300,00 TL civarında olduğunu beyan ettiği de dikkate alındığında, yağma eyleminde suç saatinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-h maddesinin uygulanması koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmemesi ve ayrıca suç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşullarına göre, sanıklara verilen cezadan aynı Kanun'un 150/2 maddesi gereğince değer azlığı indirimi yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanıkların müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.