Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/5893 E. , 2025/10112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1736 E., 2025/1599 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, nitelikli yaralama HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılarak mahkumiyet hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/5893 E. , 2025/10112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1736 E., 2025/1599 K. SUÇLAR: Nitelikli yağma, nitelikli yaralama HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılarak mahkumiyet hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Hükmedilen cezanın tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ...' ün duruşmalı inceleme istemi 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu' nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2020/393 Esas, 2024/377 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...' a yönelik nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) sanıklar ..., ... hakkında 37/1, sanık ... hakkında 38/1 maddesi yollamasıyla 86/1, 86/3-e, 87/1-a, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 30 ay hapis ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58... sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 108/4 maddesi uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 12.06.2025 tarihli ve 2024/1736 Esas, 2025/1599 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, sanık ... ve sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...' a yönelik nitelikli yaralama suçundan kurulan hükümler bakımından istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik 09.04.2020 tarihli nitelikli yağma suçunda 5237 sayılı Kanun' un 149/1-d, h, 150/2, 35, 53, 58 maddeleri uyarınca 3 yıl 8 ay hapis, hak yoksunlukları ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık ... hakkında katılan ...' a yönelik 20.04.2020 tarihli nitelikli yağma suçunda 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h, 35, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, hak yoksunlukları ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Temyiz İstemi Suçsuz olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Temyiz İstemi Hakkında beraat kararı verilmesini, aksi halde cezasının alt sınırdan kurulması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 4. Sanık ... Temyiz İstemi Şikayetçi ...’ın beyanlarının çelişkili ve güvenilmez olduğuna, tanık ve diğer sanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, hakkında asli fail ya da yardım eden sıfatıyla cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suça iştirak etmediğine, suçta kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, şikayetçinin yaralanmasında duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 87/1-a maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, temel ceza uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, gerekçe ile hüküm arasında çelişkinin mevcut olduğuna ilişkindir. 5. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın suça katıldığına ya da diğer sanıkları suça azmetirdiğine ilişkin yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yakın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’ un 62/1 maddesinde düzenlenen takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ...'ün Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından ve Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelemesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın savunmalarında diğer sanıkları azmettirmediğini belirterek üzerine atılı suçu ısrarla kabul etmediği, diğer sanıkların ifadelerinde sanık ...' in kendilerini azmettirdiğine ilişkin bir beyanını bulunmadığı, iletişim tespit tutanağında olaydan bir gün sonradan itibaren yer aldığı ve içeriğinde sanığın, diğer sanıkların suç işlemesinden sonra onlara barınma ve erzak gibi yardımlarda bulunduğu ya da suç delillerini yok etmeye çalıştığına ilişkin iddiaları kapsadığı, yani suç işlenmesinden önce diğer sanıkları suç işlemeye yönelttiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamına yansımadığı dikkate alındığında; sanık ...'ü, diğer sanıkları azmettirmek suretiyle katılan ...'a yönelik nitelikli yaralama suçunu işlediğine ilişkin dosya kapsamında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ...'ün Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçlarından ve Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında, sanık ..., sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Yönünden Gerekçe bölümünde (2) nolu bentte açıklanan nedenle sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.