Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/6210 E. , 2025/11440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/146 K. SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/6210 E. , 2025/11440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/146 K. SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2023/21201 Esas, 2025/9142 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2025 tarihli ve KD-2023/130989 sayılı İtirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi; İtiraza konu uyuşmazlık, kazanılmış hakka konu cezanın bir ceza hükmü mü yoksa infazda gözetilmesi gereken bir ceza mı olduğu hususlarına ilişkindir. İstinaf ya da temyiz kanun yoluna yalnızca sanık veya sanık lehine Cumhuriyet savcısı ya da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 262. maddesi uyarınca sanığın eşi veya yasal temsilcisi tarafından başvurulması nedeniyle aleyhe değiştirme yasağı kuralı gereğince belirlenen ceza, sanığın sabit kabul edilen eyleminin karşılığı olan asıl ceza olmayıp, 5271 sayılı Kanun'un 2 83... . maddelerinde belirtilen koşul ve kural gereği zorunlu olarak belirlenen ve infaz edilmesi gereken cezadır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun; “Sanığın cezasının 6 ay 20 gün hapis cezası olarak yerine getirilmesinin belirtilmiş olmasındaki amaç; eylemin karşılığının sonuçta bu miktar ve tür ceza olduğunu göstermek değil, CYUY.nın 326. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen koşul ve kural gereği, zorunlu olarak infaz edilebilecek cezanın tür ve miktarını belirlemektir.” şeklindeki 17/11/1998 tarihli ve 282-348 sayılı ve “Son hükümde, sanığın cezasının 11... gün olarak belirlenmesindeki amaç, eylemin karşılığının sonuçta bu miktar ceza olduğunu göstermek değil, CYUY.nın 326. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen koşul ve kural gereği, zorunlu olarak infaz edilebilecek cezanın tür ve miktarını belirlemektir.” biçimindeki 23/03/2004 tarihli ve 41-70 sayılı kararlarında da, aleyhe değiştirme yasağı uyarınca belirlenen cezanın, sabit kabul edilen eylemin asıl cezasını değil, infaz edilmesi gereken cezayı ifade ettiği açıkça vurgulanmıştır. Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli 2020/20-21 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararında da, aleyhe değiştirme yasağı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 283.maddesi uyarınca verilen hapis cezasının sanıkların eyleminin asıl cezası olmayıp infaz edilmesi gereken cezayı ifade ettiği kabul edilmiştir. Bu itibarla, Yüksek Dairece; "5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanığın ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak 1412 sayılı Yasa'nın 326/son maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" 1412 sayılı Yasa'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanığın 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2023/21201 Esas, 2025/9142 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulu'nun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında kurulan 02.03.2016 tarihli ilk hükümde sanığın 3.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün sanık aleyhine temyiz konusu edilmediği anlaşılmakla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından tehdit suçundan 3.000,00 TL Adli para cezasının sanığın kazanılmış hakkı olduğu gözetilmeksizin daha ağır cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sanık hakkında tatbik edilen "5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanığın ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak 1412 sayılı Yasa'nın 326/son maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.