Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/6223 E. , 2026/2976 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 266, 29/1, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddele
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/6223 E. , 2026/2976 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Tehdit suçundan sanık ...'ın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 266, 29/1, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli ve 2024/120 esas, 2024/282 karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.10.2025 gün ve 94660652-105-73-6649-2025-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.11.2025 gün ve 2025/126432 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/132 38... /1688 karar sayılı ilâmında yer alan, "....İnceleme konusu somut olayda; suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezası verildiği, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığı anlaşılmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ve lehe hüküm uygulanması talep ettiği halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılmaması hukuka aykırıdır.... sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Dosya kapsamına göre; 1-Sanığın mahkûmiyetine esas tehdit suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesinin uygulanması neticesinde tayin olunan 2 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 266. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılarak, 2 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığında, 2 yıl hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesini takiben, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında, 1 yıl 8 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 1 ay hapis cezası belirlenmesini müteakip, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığında, neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine, 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, 2- Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul edip etmediği sorulmadan ve bu husus hiç tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında silahla tehdit suçundan yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi, hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.