İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/7311 Karar: 2026/1942 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/7311 K.2026/1942

6. Ceza Dairesi 2025/7311 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/211 E., 2014/244 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Bar

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/7311 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/211 E., 2014/244 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Bar

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/7311 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/211 E., 2014/244 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli kararının sanığın yüzüne karşı verildiği, karar tarihinde Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tefhimin usûlsüz olduğu ve yüze karşı verilen bu kararın kanun yolu bildiriminde " ( ...tebliğden...) itibaren denmesine rağmen kararın tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin yerinde ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık tarafından hükümden sonra verilen temyiz dilekçesinde ... ve Hastalıkları Hastanesinin 19.08.2005 tarihli ve 536356 kayıt nolu raporunda; "zihin ve davranışsal bozukluklar, psikoaktif madde kullanımı" tanısı konuldu anlaşılması karşısında, sanığın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne ya da üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerine sevki ile suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını engelleyen ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığına dair sağlık kurulu raporunun aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sair hususları incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla