KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2026/1789 E., 2026/2951 K.
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/4463 E., 2025/3387 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Detayı
1.135 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece İstanbul Anadolu 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2025 tarihli ve 2025/186 Esas, 2025/430 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 maddesi gereği sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
8. Ceza Dairesinin, 17.12.2025 tarihli ve 2025/4463 Esas, 2025/3387 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nın istinaf başvurusu üzerine, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmü gözetilerek; katılan ...'ın CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil temsil edildiğinden;
ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 48.000,00 TL vekalet ücretinden Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca Hazine tarafından vekile ödenen ücretin mahsup edilerek geriye kalan miktarın sanıklardan eşit oranda alınarak katılan ... vekiline verilmesine," fıkrasının eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen muhafazasına, Karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesi gereğince HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri 1-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, anahtarı rızası ile verdiğine bu hususun tanık beyanı ile sabit olduğuna, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. 2-Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil olmadığına, suça iştirakinin söz konusu olmadığına, öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe 1-Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği,
yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-Her ne kadar sanık ... hakkındaİstanbul Anadolu
4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/1144 Esas ve 2024/1145 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan hükmolunan mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak sanığın mükerrirliğine karar verilmiş ise de; anılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 250 maddesinde düzenlenen "Seri Muhakeme Usulü" uygulanarak verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2011 tarihli ve 2011/6-84 esas, 2011/55 karar;
yine 28.02.2012 tarihli ve 2011/4-522 Esas, 2012/71 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere temyiz yasa yoluna tâbi olmayan kararların tekerrüre esas alınamayacağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulü itiraz kanun yoluna tâbi olduğundan ve yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da açıklandığı üzere yasa yoluna tâbi olmayan kararların tekerrüre esas alınması mümkün bulunmadığı, ayrıca sanığın güncel adli sicil kaydın tekerrüre esas başka bir ilam da bulunmadığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3- 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler.
İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir.
5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir.Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve
vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır.
Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu vekillere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince zorunlu vekile vekalet ücreti takdir edilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği, hüküm fıkrasındaki tekerrüre ilişkin ve vekalet ücretine ilişkin bölümler çıkarılmak suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu