Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2026/200 E. , 2026/1386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2043 E., 2025/3693 K. SUÇLAR : Silahla Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Bozma üzerine mahkumiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan h
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2026/200 E. , 2026/1386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2043 E., 2025/3693 K. SUÇLAR : Silahla Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Bozma üzerine mahkumiyet hükmü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.02.2025 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.05.2025 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.10.2025 tarihli ve 2025/2043 Esas, 2025/3693 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..... ve ..... hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 delaletiyle 106/2-a-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150/1 delaletiyle 106/2-a-c, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/1, 109/3-a-b, 110/1, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Müvekkillerinin beraatine karar verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanıklar ..... ve.... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinin uygulanması gerektiği, gerekçesi hüküm kurulduğu, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, delillerin değerlendirilmesinin hatalı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar Hakkında Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsil Amacıyla Tehdit Suçu Hakkında Kurulan Hükümler İncelendiğinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Hakkında Kurulan Hüküm incelendiğinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinde "Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiş, ikinci ve üçüncü maddelerde arttırım sebepleri yer almıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.04.2022 tarihli ve 2020/14-25 Esas, 2022/237 karar sayılı kararında, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cinsel saldırı suçu gibi bazı suçların icrası sırasında zorunlu olarak eşlik eden bir fiil olarak yer alabilir. Cinsel saldırı suçunda failin fiilini icra edebilmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı bu gibi hâllerde işlenen suç dışında failin sorumluluğunu gerektiren ayrı bir fiilin varlığından bahsetmek mümkün değildir. Ancak işlenen fiilin zorunlu sonucu olmamakla birlikte, amaç suçun işlenebilmesi için mağdurun hürriyetinden yoksun bırakıldığı hallerde, fail amaç suçun yanında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılacaktır ( ... Koca- İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 6. Bası, Ankara, 2019 s. 465). Ancak cinsel saldırı öncesi ya da sonrasında eğer mağdurun özgürlüğü sınırlandırılmışsa, fail kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da sorumlu tutulmalıdır (M.Emin Artuk- ... Gökçen-M. Emin Alşahin- Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Yayınevi, 18. Baskı, Ankara, 219 s. 375.). Yargıtay uygulamalarına göre de kişinin vücut dokunulmazlığı amaç suçun konusu olması durumunda hürriyeti sınırlandırılmadan bu suçların işlenmesine olanak bulunmadığı için suç süresiyle sınırlı olarak kişilerin tutulması hâlinde, örneğin cinsel saldırı (cinsel istismar) veya yaralama eylemini gerçekleştirirken sadece bu suçların işlendiği süre boyunca bekletme veya tutma eylemleri ayrı bir suç oluşturmamakta, ancak amaç suç öncesinde veya sonrasında mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğü kaldırıldığında ise ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmaktadır." açıklaması yer almaktadır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın, sanıkların iş yerine gittikten sonra hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsili amacıyla tehdit eyleminin icra edilebilmesinin zorunlu sonucu olarak kısa bir süre özgürlüğünden yoksun kaldığı anlaşılmakla, sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanıklar Hakkında Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsili Amacıyla Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünün (1 ) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunn'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bozma üzerine sanıklar, hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla silahla tehdit ve bir sanık ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılmadan cezalandırılmış; katılanın alacak tahsili amacıyla iş yerine gittikten sonra tehdit eyleminin zorunlu sonucu olarak kısa süre özgürlüğünden yoksun kaldığı saptanmıştır.
Hukuki İlke: Amaç suçun (tehdit/yaralama/cinsel saldırı) işlenmesinin zorunlu sonucu olarak mağdurun kısa süre özgürlüğünden yoksun kalması ayrı bir kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşturmaz; ancak amaç suç öncesi veya sonrasında özgürlük ayrıca kaldırılmışsa iki suç birlikte oluşur.
Uygulama Sonucu: kısmen onama, kısmen bozma
Dava Strateji Notu: Tehdit/yaralama ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlaması varsa, özgürlük kısıtlamasının amaç suçun zorunlu sonucu mu yoksa ondan bağımsız mı olduğunu ayrıştırın; zorunlu sonuçsa ayrı suçtan beraat gerekir ve bu güçlü bir bozma sebebidir.