KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2026/222 E., 2026/1572 K.
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/156 E., 2025/263 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Detayı
478 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli kararının, suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.09.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyizi sonrasında Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B.
Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2025 tarihli ve 2025/156 Esas, 2025/263 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 150/2, 31/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.
Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun yaşı dikkate alındığında, yasal düzenlemeler ve cezai sorumluluklar açısından farklı hükümler uygulanması gerektiğine, mahkemenin, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezayı belirlerken suçun işleniş şekli, suça sürüklenen çocuğun psikolojik durumu ve olaya karışan diğer etkenleri yeterince göz önünde bulundurmadığına, verilen cezanın orantısız olduğuna ve rehabilite etme amacının olmadığına, şikayetten vazgeçilmesinin göz ardı edildiğine,
resen gözetilecek sebepler de dikkate alınarak, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.