İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/794 K.2026/1993

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği,…

Esas2026/794Karar2026/1993Tarih3 Mart 2026Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2026/794 E., 2026/1993 K.

Karar tarihi
3 Mart 2026
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2025/1501 E., 2025/22 K
Suç
Nitelikli yağma
Hükümler
İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Bozma

Karar Detayı

1.195 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 01.02.2018 tarihle ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 99. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2025 tarihli ve 2023/1 Esas, 2025/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 149/1-c-d, 53, 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

24. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/1501 Esas, 2025/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, sanık aleyhine hüküm kurulmasına rağmen kararın dayandığı delillerin kesin yeterli ve her türlü şüpheden uzak olmadığına, sanığa yüklenen eylemlerin unsurlarının oluşmadığına, en hafif ihtimalle farklı bir suç tipi kapsamında değerlendirilebileceğine, yerel mahkemin eylemi hukuki niteliğini hatalı değerlendirdiğine, gerekçesinin 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesinde öngörülen açıklık ve yeterlilikten uzak olduğuna, istinaf mahkemesinin kararında dosyada mevcut savunmaların ve lehlerine olan delillerin yeterince tartışılmadığına,

bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırı hali kapsamında olduğuna, cezanın eylemin ağırlığı ile orantılı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak takdir hakkına sanık aleyhine kullanılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın tutuklu olduğuna ölçülülük ilkesinin gözetilmediğine, tutukluluğun devamına karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları ile bağdaşmadığına, kararın bozulması ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi Öncelikle kanaate dayanılarak sanığın suçsuz olabilme hissiyatı ve vicdanı kanaatinin 5237 sayılı Kanun kapsamında en ağır suçlardan biri olan silahlı yağma suçu ile suçlanmasına rağmen hüküm verilene kadar tutuklanma ve tutukluluğa sevk edilmediğine, sanığın aşamada verdiği ifadelerde herhangi bir suç ikrarında bulunmadığına, suçu bir anlık kabul etmemekle birlikte gerçekten bir olay yaşandıysa bile bu sanık tarafından meydana getirilen bir fiil olmadığına, diğer sanık ... tarafından meydana getirilen bir hadise olduğuna, diğer sanık ...'in aşamalarda sanık ... hakkında suçlayıcı en ufak bir beyanda bulunmadığına,

sanığın evine girdiğine yönelik bir inkara girmediğine, kamera kayıtlarının evin içinde ne olduğuna ilişkin bir görüntü barındırmadığına, evde ne olduğunu net bir şekilde bilinmemesine rağmen varsayıma ve çıkarıma dayanılarak ceza tayinin kıyas yasağının ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin somut örneği olduğuna, şayet katılan yalan söylüyorsa gerçekliğini asla teyit edilemeyecek bir ifadeye dayanılarak ceza tayinin hukuk sistemi ile örtüşmediğine, sadece katılanın beyanına itibar edilmesinin doğru bir hukuki uygulama olmadığına, tanıkların olay yerinde olmadığına tanıkların yönlendirilmemiş olmalarının garantilerinin bulunmadığına,

katılanın beyanını doğrulayacak bağımsız üçüncü kişinin mevcut olmadığına, sanığın kendisinin suçsuz olduğunu ispatlamakla mükellef olmadığına, amaç korkutmak ise iddia edilen silahın bunun için yeterli olduğuna, amaç katılanı bağlamak ise bir kişinin bu eylemi istediği gibi gerçekleştirebileceğine, üç kişinin eylemi gerçekleştirmiş olmasının mantıklı bir izahatinin bulunmadığına, sanığın sıfatının tam olarak tayin edilmediğine, sanık bu suç işlediyse suçun yardım edeni olma ihtimalinin gözardı edildiğine, silahın hakimiyetinin sanık ...'ta olduğuna ve silah bulunduğunu bildiğine ilişkin en ufak bir tespitin bulunmadığına,

bu durumda hiç olmazsa sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, somut delil olmaksızın bu denli hürriyeti bağlayıcı ceza almasının adil olmadığına, kanunun ruhuna, anayasaya, hukuk normlarına aykırı olduğuna, öncelikle herhangi bir adli kontrol kararı olmaksızın aksi halde ise gerekirse ev hapsi dahil olmak üzere bir veya birden fazla adli kontrol şartının sanığa uygulanarak tahliyesine, ilk derece mahkemesinin kararının bozularak beraatine, eksik delillere dayanılarak verilen kararın tekrardan görüşülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi talebine ilişkindir.

Sanık ...'ın Temyiz İstemi Verilen kararın kanun ve usule aykırı olduğuna, katılanın evine hep birlikte girdiklerine, ancak kendisi ve diğer sanık ...'ın daha önce çıktığına, çıkmalarının sebebinin sanık ...'in katılanla para nedeniyle tartışma çıkarması olduğuna, CD kayıtlarından bu hususun anlaşıldığına, kolluk görevlilerin kendisini katılanın senet yazması olduğuna, kolluk kuvvetleri çağrıncaya kadar bu konuda bilgisi olmadığına, sonradan sanık ...'in katılana senedi verdiğine, şikâyetini geri çekmesi için tehdit ettiğini öğrendiklerine, yağma suçunu işlemediklerine, dosyada usulsüzlük bulunduğuna,

CD kayıtlarının ve dosya delillerinin tekrar incelenmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Her ne kadar Tebliğname'de katılanın aşamalarda değişen, tanık beyanlarıyla teyit edilmeyen anlatımları dışında katılandan senet ve belge dışında zorla bir eşyasının yağmalandığına dair delil bulunmadığı, suça konu senet ve belgenin de soruşturma safhasında rızaen teslim edilmesi nedeniyle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiş ise de; mağdurun olay tarihi itibariyle 71 yaşında bulunduğu, olayın sıcaklığı ve yaşı itibariyle birtakım ayrıntıları sonradan hatırlamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu,

nitekim mahkemede hazırlık beyanı okunup sorulduğunda emniyette ilk defa böyle bir olayla karşılaştığı için eksik ifade vermiş olabileceğini belirttiği, katılanın sanığa isnatta bulunmasını gerektirecek herhangi bir husumetinin bulunmadığı,

ayrıca ek emniyet beyanında saatinin de alındığını ileri sürmesine karşın mahkeme aşamasında yaptığı kontrolde saatin koltuk arasına düşmüş olduğunu tespit ettiğini ve “sanıklar mı aldı, koltukların arasına sanıklar mı düşürdü, ben mi düşürdüm bilemiyorum” şeklindeki açıklamasıyla kendi iddiasını sanıklar aleyhine ağırlaştırma yönünde ısrarcı davranmayıp bilakis olayın oluşuna ilişkin tereddüdünü ortaya koyduğu, bu halin katılanın bilinçli ve kötüniyetli bir suç isnadında bulunmadığını gösterdiği,

bu itibarla iki adet pırlanta yüzüğün alındığına ilişkin beyanlarına da itibar edilmesi gerektiği, katılanla birlikte yaşayan tanık ...’ın kendi odasına girilmediğini ancak katılanın odasının dağınık olduğunu gördüğünü beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, senetler ve belgeler dışında iki adet pırlanta yüzüğün de yağmalandığının sabit olduğu, bu nedenle sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka uygun bulunduğu anlaşıldığından Tebliğname’de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,

5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi

24. Ceza Dairesinin kararında, sanık ..., sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin

SONUÇ / HÜKÜM

4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/794
Karar No
2026/1993
Tarih
3 Mart 2026
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/792 K.2026/2098
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/725 K.2026/2335
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/748 K.2026/1772
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/711 K.2026/4630
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/681 K.2026/4515
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/663 K.2026/1784

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.